Unutulmazlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Unutulmazlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2011 Çarşamba

Tanrılar ve Maradona


 Maradona  Beardsley, Reid, Butcher, Fenwick ve Shilton'a çalımı basıp yüzyılın golünü attı.


                                                          Tanrılar Maradona'ya "el" verdi.

19 Şubat 2011 Cumartesi

Bugün Doktor'un Doğum Günü

Sócrates Brasileiro Sampaio de Souza Vieira de Oliveira o Brezilya ve dünya futbol tarihinin en önemli figürlerinden. O dünya futbol tarihinin "Doktor"u. Ve bu isim bugün 57. yaşına giriyor.

İYİ Kİ DOĞDUN DOKTOR...
  O Corinthias formasıyla 297 maça çıkıp 172 gol atmış bir adam.













O dönemin Brezilya'lıları arasında korkmayıp İtalya'ya giden, şansını yurt dışında da deneyen bir adam.














Brezilya tarihinin en güzel futbollarından birini oynarken ve dünya kupası kazanamazken alkış alan bir adam. O 2 Copa America ve 2 Dünya Kupası görmüş bir doktor.
















16 Şubat 2011 Çarşamba

Kısaca El Fenomeno

            
                                                          BİREYSEL BAŞARILARI
  • 1993-1994 - Libertadores Kupası en golcüsü, Mineiro Şampiyonası en golcüsü, Mineiro Şampiyonası yılın takımı.
  • 1994-1995 - Hollanda ligi gol kralı (30 gol), Bravo Ödülü.
  • 1996 - 1997- La Liga Gol krallığı ve Avrupa Altın Ayakkabısı (34 gol), Don Balon Award (İspanya'da yılın oyuncusu),  UEFA Kupa galipleri kupası gol krallığı, Fifa Dünya'da yılın oyuncusu, World Soccer Magazine ödülü, Bravo ödülü. Ballon D'or, Onze d'Or.
  • 1997-1998 - Konfederasyon kupası yıldızlar takımı, UEFA en değerli oyuncu, Serie A yılın futbolcusu, Serie A yılın yabancı futbolcusu, UEFA en iyi forvet, Bravo ödülü, Dünya kupası Altın ayakkabısı, 98 Dünya Kupası en iyi takım, 
  • 1999 -  Copa America gol krallığı ve en eğerli takıma seçildi.
  • 2002 - FİFA Dünya!da yılın futbolcusu, Ballon D'or, World Soccer Magazine, Onze d'Or, Dünya Kupası gümüş top, Dünya Kupası en iyi takım, 2002 dünya kupası en değerli oyuncu, 2002 dünya kupası gol kralı, UEFA yılın takımı, İntercontinental kupası en değerli oyuncu.
  • 2006 - Altın ayak ödülü, Brezilya Hall Of Fame, 
  • 2007 - Fransa Futbol Magazin gelmiş geçmiş en iyi 11.
                                                  TAKIM KUPALARI
  • 1993-1994 - Copa Brasil ve Mineiro Şampiyonası, 94 Dünya Kupası.
  • 1995-1996 - KNVB Kupası, Johan Cruyff Kupası.
  • 1996-1997 - Copa Del Rey, İspanya Süper Kupası, Şampiyon Kulüpler Kupası, Copa America, Konfederasyon kupası.
  • 1997-1998 - UEFA Kupası.
  • 1999 Copa America.
  • 2002 Dünya Kupası.
  • 2002-2003 - La Liga Şampiyonluğu, İntercontinental, İspanya Süper Kupası
  • 2006 La Liga şampiyonluğu.
  • 2009 Paulista Şampiyonası, Copa Do Brasil.

12 Şubat 2011 Cumartesi

Nicknames : Mr. Champion #7


Sıra geldi  bizim ülkemizin şampiyonlarına. Büyük ihtimalle az çok tahmin edebiliyorsunuz kimle olacağını ya da hangi takımdan olacağını. Mr. Champion'lar Galatatasay'dan. 1990-2000 arası müthiş Galatasaray'ın ve devamında gelen birkaç şampiyonlukta bulunan efsaneler bunlar.


Suat Kaya; 1987, 1993, 1994, 1997, 1998, 1999, 2000, 2002 yıllarında Galatasaray'la şampiyonluk yaşadı. Zaten efsaneydi böyle bir rekorla bir kat daha efsane oldu. ( Suat Kaya 87 şampiyonluğunda forma şansı bulamadı.)

Bülent Korkmaz; büyük kaptanalrımızdan oda. Galatasaray en büyük başarılarını kazanırken o kaptandı.  1988, 1993, 1994, 1997, 1998, 1999, 2000, 2002 şampiyonluklarında kadrodaydı.

Hakan Şükür; böyle de bir listede Hakan Şükür olmasa ayıp olur. Türkiye'nin rekorlar adamı. 1993, 1994, 1997, 1998, 1999, 2000, 2006, 2008 senelerinde şampiyon olan takımların bir parçasıydı. Arada ki maceraları olmasa bu ünvanı tek başında alabilirdi.

11 Şubat 2011 Cuma

Xavi Ona Hayran; Paul Scholes #1


Report by Steve Bartram; Paul Scholes

Bugün Barış Gerçeker'in bloğunda yapmış olduğun Xavi çevirisi herkesin dilinde. Ama Xavi'de bir açıklama yaptı. Son 20 yılın en iyi orta saha oyunucusu olarak Scholes'u gösterdi ve idolü olduğunu da ekledi. Ben de bir Scholes hayranıyım. Daha doğrusu o dönemin Giggs, Neville, Yorke vs vs. hayranıyım. Scholes'un yapmış olduğu bir kaç röportajı naçizane çevirmeye çalışacağım, onu daha yakından tanımak amaçlı.


Attığın en güzel gol ? 

Panathinaikos maçıydı. Tam bir takım golüydü. Golden önce tam 25 pas yapmıştık. Ve bende aşırtma  bir gol atmıştım. Favori golüm odur.

Gördüğün en güzel gol hangisiydi ?


Ryan Giggs atmıştı. Bir Arsenal maçıydı. Arsenal'la FA Cup maçına çıkmıştık. Yarı final maçında Giggs topu aldı gitti ve tam üste attı topu. Heyecan verici bir goldü.


Oynadığın en iyi futbolcu ?


Ryan ve Roy çok iyi. Ama bir tercih yapacak olursam Ryan'ı seçerim. O topla her şeyi yapabilir.


Rakip olduğun en iyi futbolcu ?


Rivaldo, Zidane ve Ronaldinho özel oyunculardı. Ama Rivaldo sanırım. Onla hem Barcelona'dayken hem de dünya kupasında karşı karşıya geldik. Ve dünya kupasında onlar bizi elemişti.


Oynadığın en iyi stadyum ?


Tabi ki Old Trafford. İyi bir kalabalık var ve her zaman arkandalar.

10 Şubat 2011 Perşembe

Nicknames : Mr. Champion #6


Şöyle bir arşive baktımda Bundesliga'nın Mr. Champion'unu yazmamışız. Almanya'da en çok kim şampiyon olmuş desek bir çok isim söylenir herhalde. Matthaus, Beckenbauer, Rummennige vs. vs.

Ama bu ünvanı alan adam Almanya tarihinin Sepp Maier sonrası gelen en iyi kalecisi Oliver Kahn. Futbolcu 38'inde bırakan yıldız kaleci tam 8 Bundesliga şampiyonluğu yaşadı ve hepsi Bayern'le. 6 lig ve birde Şampiyonlar Ligi kupası var Kahn'ın.

O Almanya'nın Mr.Champion'u.

2 Şubat 2011 Çarşamba

1991-92 Barcelona


91-92 Sezonunu Barcelonası şimdi ki Barcelona kadar  vardı. Süper starların toplandığı bir takımdı. Laundrup, Zubizaretta, Stoichov, Bakero, Koeman, Guardiola ve herşeyden öte bu takımın başında ki isim, bu takımın kurucusu Johan Cruyff'la birlikte dönem için, o güne o kadar olan en iyi takımdı, ' Dream Team 'i kurmuşlardı.
O sene İspanya Liginde şampiyon oldular, 91-92 yılının Avrupa Kupasında Sampdoria'yı yenerek müzeye götürdüler.

Zubizarreta; Barcelona tarihinin en iyi, İspanya tarihinin de en iyi kalecilerinden birisi.

Ronald Koeman; O sene Barcelona'ya Avrupa Kupasını getiren golü atmıştı. Hollanda futbolunun en iyi savunmacılarından biri. Defansif bir oyuncu olmasına rağmen üstün şut tekniğiyle tarihe adını yazdırdı.

Josep Guardiola; şimdi ki rüya takımın teknik direktörü. Dönemin rüya takımının ise bütünlüğünü sağlayan temel parça.


Michael Laundrup; o Barcelona'nın maestrosuydu. Takımın 10 numarası ve beyniydi.

Hristo Stoichkov; takımın ileri ucunda ki en etkili isimdi, tabi Romario'ya gelene kadar. Romario geldikten sonra ise daha etkili oldular.





Üst sıra; Cristobal, Angoy, Alexanco, Witschge, Zubizarreta, Laundrup, Salinas, Nando, Urbano, Busquets ve Nadal.

Orta sıra; Koeman, Cruyff, Guardiola, Corbella,


Son sıra; Bakero, Amor, Ferres, Pinilla, Rouro, Goicoechea, Serna.
 
 Hepsi birer efsane, hepsinin futbolu birbirinden güzel. Gerçek bir ' Dream Team '. Şimdi ki Barcelona'yla mukayese tanır.

22 Ocak 2011 Cumartesi

Bayrağı Linderoth'un Babasından Aldı; Henrik Larsson


Henrik Larsson bir efsane, Celtic efsanesi, Barca'nın saygıyla andığı bir futbolcu ve Sir Alex Ferguson'un 30'unda istediği bir futbolcu. Kariyerinin son yıllarını Helsingborg'da geçirdi ve 2009 yılındada futbolu bıraktı. Ama onun o futbol zekası elbette işleyecek. Hemen kaptılar onu ve teknik direktör yaptılar.

Geçen sene Tobias Linderoth'un babasının çalıştırdığı Landskrona BoİS takımının başına geçti. İsveç 2. Ligi Superettan'da mücadele ediyor takım. Larsson'un yanında ise yardımcıları Hans Eklund ( yardımcı ) ve Jörgen Pettersson( genç takım hocası ). Larsson'un takımı 16 takımlı ligde 5. sırada ve bir üst lige çıkma potasıyla arasında 6 puan fark var. İlk 2'nin direkt olarak çıktığı, 3. ve 4. takımın bir üst lige çıkmak için play off oynadığı ligde Landskrona dördüncüyle arasında 1, üçüncüyle arasında 6 puan fark vardı. Nisan ayında başlayan ve ekim ayında biten ligi Larsson'un takımı 5 tamamladı. Ve 2. ligde mücadele etmeye devam edecek. Takımın istatistiklerine bakalım birazda. 45 puan toplayan takım 13 galibiyet, 11 mağlubiyet ve 6 beraberlik aldı. 40 gol atıp 39 gol yediler. Yediklerinden fazla atmışlar tam anlamıyla.

Kendi sahasında oynadığı 15 maçta 9 galibiyet 2 beraberlik ve 4 mağlubiyetin yanında, 23 gol atıp 12 gol yediler. Deplasmanda ise 4 galibiyet, 4 beraberlik ve 7 mağlubiyetleri var. 17 gol atıp 27 yemişler. Deplasmanda tam anlamıyla bir felaket onlar için.

Genç ve yaşlı oyuncuların harmanlandığı bir takım. Takımın kaptanı 35 yaşında ki Joakim Persson. Takımda İsveçli futbolcular hariç 2 Danimarkalı ve 1 Fin var. Takımın hücum hattının önemli ismi Fredrik Olsson 25 yaşında ve Helsingborg'dan geldi, daha doğrusu Larsson getirdi.

26 Aralık 2010 Pazar

1997 Şampiyonlar Ligi Finali


Borussia Dortmund                                                                                                 Juventus

Stefan Klos                                                                                                            Angelo Peruzzi
Mathias Sammer                                                                                                    Sergio Porrini     
Jürgen Köhler                                                                                                        Ciro Ferrara
Martin Kree                                                                                                           Paolo Montero
Stefan Reuter                                                                                                         Mark Iuliano
Jörg Heinrich                                                                                                         Deschamps
Paul Lambert                                                                                                         Di Livio
Paulo Souza                                                                                                           Vladimir Jugoviç
Karl-Heinz Riedle                                                                                                  Zidane
Stepahine Chapuisat                                                                                               Alen Boksiç
Andres Möller                                                                                                        Vieri
Sonradan oyuna girenler;                 

Lars Ricken                                                                                                            Tacchinardi
Michel Zorc                                                                                                            Del Piero
Heiko Herrlich                                                                                                         Amoruso

Teknik Direktörler;

Ottmar Hitzfeld                                                                                                    Marcello Lippi

Stat Münih Olimpiyat stadı, Dortmund ve Juventus'un altın çağı. Dortmund için ise 93 UEFA kupası finalinin rövanşı. Dortmund Hitzfeld ile kazanmayı alışkanlık haline getirmişti. Dortmund gruplara da 13 puan topladı ve aynı puanı toplayan Atletico'ya averajla geçildi. Juventus ise ManU ve Fenerbahçe'nin olduğu grubu 1. tamamladı, hem de nağmalup. Sonra ki turda ise Dortmund-Auxerre'le, Juventus-Rosenborg'la karşılaştı. İkisi de çeyrek final maçlarında çok zorlanmadı. Yarı finale gelindiğinde ise Dortmund-ManU, Juventus-Ajax eşleşmesi vardı. Dortmund her 2 maçında 1-0 kazanarak tur atlarken, Juve rahat bir şekilde finale yürüdü.
Büyük finalde ise Zidane'lı Juve Dortmund'a boyun eğdi. 93'ün intikamını tam anlamıyla aldılar. Skor yine 3-1'di. Goller Riedle (2), Ricken ve Del Piero'dan gelmişti.

1970 Dünya Kupası Şampiyonu Brezilya

Ayaktakiler: Carlos Alberto Torres, Félix, Brito, Piazza, Clodoaldo, Everaldo e Chirol
Oturanlar: Jairzinho, Gérson, Tostão, Pelé e Rivellino.

9 Aralık 2010 Perşembe

Yeni Nesil Teknik Direktörler 1 ; Jürgen Klopp


Artık futbol değişti, taraftar profilleri de değişiyor, Katar'ın yapacağı statlarla stat anlayışımızda değişecek. Futbolcularda değişiyor; daha güçlü, daha hızlı ve daha teknikler. Ee herşey değişirde teknik direktörler aynı kalır mı ? Onlarda değişiyor, hemde gitgide daha iyi oluyorlar. Önceden bir çok teknik direktör çeşidi vardı; elinde kağıt kalem not alan, Lobanovski gibi disiplini elden bırakmayan, 7/24 takım analizi yapan. Ama artık birçok hoca yolunu Cruyff'la, Rinus Michels'le birlikte çiziyor. Artık bir çok teknik direktör, menajer ' Total Futbol'u ', ayağa pası, en iyi defans hücumdur u benimsiyor. Bunun yanında genç oyuncular bu hocaların veli nimeti.
Klopp, Ralf Rangnick, Tuchel, Preud'homme, Aykut Kocaman ve daha fazlası.
Bugünlerde en başarılısı, en göz önünde olanı Jürgen Klopp, onla başlayalım dedim yazıya.

16 Haziran 1967 Stuttgart doğumlu Klopp. Müthiş parlak  bir futbolculuk kariyeri yok. Ama bambaşka bir kariyeri var. Adamlık kariyeri; futboldan anlayan bir futbol entelektüeli o, Üniversite okumuş Klopp. Frankfurth Üniversitesinden Spor Bilim mezunu kendisi.
Onun futbolculuk kariyerinde efsane olduğu bir takım var; Mainz. 325 maça çıkmış Almanya liginde, bu alanda bir rekora sahip.
Futbolu Mainz'da bıraktı Klopp, bırakır bırakmaz Mainz'ın hoca koltuğuna oturdu. Zaten normal yaşantısında da adamlığı tarafından birçok kişi tarafından saygı kazanan Klopp bu koltukta daha fazla saygı kazandı. 2004 yılında Mainz'ı Bundesliga'ya çıkardı. Mainz'ın kaderini değiştirdi bir nevi. Onla birlikte yeni bir zihin geldi Mainz'a, ondan sonra bayrağı Tuchel aldı. Mainz gibi bir takım için böyle 2 teknik direktörle çalışmak... gerçekten büyük ama çok büyük şans.



Mainz 2. lige düşmüştü tekrar 2006/07 sezonunda. 1 yıl daha takımın başında kalan Klopp takım Bundesliga'ya çıkamayınca ayrıldı. Yeni adresi Dortmund'du. Son yılların düşmemeye oynayan takımı Dortmund'a gitmişti Klopp. O eski Dortmund efsanesi yerini nerdeyse unutturacaktı ki... Klopp geldi ve yeni nesil bir takım oluşturma çabasına girdi. Geldiği sezon takım ligi 6. tamamladı, 60 gol atıp 37 gol yediler. Geldiği sezon yaptığı transferlere bakacak olursak;



Neven Subotiç; Mainz'dan 4.5 milyon € ya transfer edildi.
Mohamet Zidan Hamburg'dan 2.8 milyon € ya geldi.
Owomoyela Werder Bremen'den 2.4 milyon € ya geldi.
O sezon Nuri Feyenoord'dan geri gelmişti, Schmelzer ise 2. takımdan A takıma yükselmişti. Şimdi ki fırtınalar estiren Dormund'un önemli isimlerini transfer etti geldiği sezon.
Nuri'ye Feyenoord'da kazandığı kimlikle büyük fırsat oldu Klopp. Owomoyela ve Schemelzer bekte gül gibi geçiniyorlar. Subotiç defansın bel kemiği, Zidan ise tam katkı vermiş değil bu sezon.

2. sezonu ise Klopp'un asıl Dortmund'u ortaya çıktı. Yeni transferler ve yeni nesil bir takım ortaya çıkmaya başladı.

Sven Bender 1860 Münih'den geldi.
Kevin Groskreutz Rot Weiss Ahlen'den transfer edildi.
Lucas Barrios Colo Colo'dan 4.2 milyon €ya geldi.
Bayern Münih'in büyük hatası niye gönderdiğini anlamadığım Mats Hummels 4.2 milyon € ya bu kadroya dahil oldu.

Bu yeni eklemelerle Klopp 2. sezonunda takımı 5. liğe yani Avrupa Kupalarına götürdü. 54 gol atıp 42 gol yediler. Yeni Dortmund'un temelleri atılmaya başlandı. Özellikle hücum konusunda her zaman çok aktiftiler, defansta sıkıntı yaşıyorlardı.

Ve artık bu müthiş takımın son parçalarına geldik. Bu sezon başı eklendi bunlar takıma;
Shinji Kagawa Cerezo Osaka'dan 350 bin € ya geldi.
Mario Götze U-19 takımından A takıma geldi.
Lewandowski Lech Poznan'dan 4.3 milyon €ya bu takıma eklenecek son parça oldu.

Takımın son hali...
Takımın yaş ortalaması 24.3. Ligin en genç ikinci takımı. Takımın en yaşlı isimi 30 yaşında ki Kehl. Ama herkesin bildiği gibi bir sakatlık sorunu var. Onun yerine Sven Bender oynuyor şu anda. Ve takımın yaş ortalaması daha da gençleşti. Takımın abisi, lideri Nuri Şahin..

Takımın şu anda ki toplam değeri 131 milyon €. Çok az maliyetlere aldıkları oyuncular şu anda satılmaları halinde inanılmaz bir kar getiriyor.

Nevan Subotiç; 4.5 milyon €ya alınmıştı şu anda değeri 15 milyon €.
Mats Hummels 4.2 milyon €ya gelmişti, şu anda 10 milyon €.
Marcel Schmelzer ise alt yapıdan gelmişti, şimdi 5.5 milyon €.
Kevin Groskreutz çok az bir maliyete gelmişti, şimdi 5 milyon €. Sven Bender'de aynı şekilde.
Kagawa ise 350 bin €ya gelmişti, şimdi 5 milyon €.
Mario Götze 0 maliyetli var, şu anda değer 7.5 milyon €.
Barrios ise 4.2 ye geldi, şu anda 14 milyon €.
Nuri Şahin ise en çok kendini katlayan oyuncu. Oda 0 maliyetli şu anda 16 milyon €.

Klopp bütün bu genç oyuncuları bir araya getirdi. Futbolu taktiksel bir yarış, oyuncuları taktiklerini uygulayacak birere makine olarak görmedi. Halbuki Üniversite okudu, taktiksel zekasını kullanabilirdi, futbolu çok ' öte ' bir şey olarak gördü. Futbolcuları her zaman yakın davrandı, onlara güvendiğini gösterdi, dürüstlüğüyle bilinen bir adam olan Klopp, futbolculara ve yönetime her zaman güven verdi. Futbolcular bu güvenle daha iyi oynadılar, yönetim bu güvenle daha fazla sabır gösterdi.

Bir takımı 13. lükten alıp, liderliğe getirmek özel bir insan olduğunu gösteriyor onun. Bir takımı yukarılara taşımadı sadece, bir sürü futbolcuyu da birer yıldız haline getirdi.

Shinji Kagawa 21 yaşında, Japon futbolunun yeni yıldızı.

Mario Götze 18 yaşında, yeni Dortmund'un önemli parçalarından biri ve yeni Almanya'ya daha bu yaşında çağrıldı, çok daha önemli işler başaracaktır.
Keviv Groskreutz, Lewandowski...

Nuri Şahin, ona böyle bir kaç cümle söylemek olmaz, ona bir yazı lazım. Ama Nuri'yle ilgili görüşümü  biraz olsun açıklayan bir yazım.

8 Aralık 2010 Çarşamba

Arjantin Copa América 1991

Ayaktakiler: Fabian Basualdo, Gustavo Zapata, Vásquez, Goycochea, Carlos Enrique, Oscar Ruggeri;
Çömelenler: Caniggia, Simeone, Batistuta, Leonardo Rodríguez , Astrada.

90 yılların başında Maradona 3 yıl uzak kalmıştı milli takımdan. Ama Diego olmadanda kupa kazanmayı bildi Arjantin. Batistuta'nın önderliğinde tabi.
Arjantin kupada ilk gruplarda Şili, Paraguay, Peru ve Venezuela'nın olduğu grubu yenilgisiz lider bitirmişti.
Daha sonra ki final grubunda ise Brezilya, Şili ve Kolombiya'yla mücadele etti. Ezeli rakibi Brezilya'yı Franco'nun 2 ve Batistuta'nın bir golüyle 3-2 yendi. Daha sonra Şili'yle berabere kalan Arjantin son maçında Kolombiya'yı 2-1 yenerek Brezilya'nın 1 puan önünde 13. Copa America'sını kazandı. 
Arjantin'in bu başarısında Maradonasız takımı yöneten Basile dışında ki en büyük rol 6 golle gol kralı olan Gabriel Batistuta'da.

15 Kasım 2010 Pazartesi

1999 Manchester United

25 Ekim 2010 Pazartesi

Gazza'nın Menajerlik Defteri


Daha önce 'Gazza yeniden sahnede' yazısında Gazza'nın futbola teknik direktör olarak döndüğünü yazmıştım. İngiltere'nin en alt liglerinden biri olan Kuzey Premier League Division One North'ta mücadele eden takımın başına başkanının 'kaybecek bir şeyimiz yok' demesiyle geçmişti. Takımın durumuna bir bakıyım dedim. Garforth Town takımı 23 takımlı ligde, 13 maç oynamış ve 2 galibiyet, 3 beraberlik almış. 14 gol atıp, 27  gol yemişler. Ligde 19. sıradalar. Lig garip bir lig. Gazza'nın takımı 13 maç oynamış, bir başka takım 14, başkarı 12, başkası 11 ve başka bir takımda 7 maç oynamış. Kimin ne yaptığı belli değil. Ama Gazza bu vasat altı ligle bir yere varamayacağını biliyordu herhalde. Sanırım amacı sadece hayata futbolla tutunmak.

16 Ekim 2010 Cumartesi

Nicknames : Mr. Champion #5


Bu sefer sıra Şampiyonlar Ligini en çok kazananda. Bu isim yine tanıdık bir isim. 2. kez Mr.Champion ünvanını alıyor. Francisco Gento... İspanya Lig tarihinin de en çok şampiyon olan oyuncusu o. Tam 12 kere İspanya'da şampiyon oldu ve 6 kere ile Şampiyonlar Liginde en çok şampiyon olan oyuncu. Tam anlamıyla bir kazanan. Real Madrid'in bütün kupaları domine ettiği dönemin baş aktörlerinden biri. 1956, 1957, 1958, 1959, 1960, 1966 yıllarında Şampiyonlar Ligini kazandı. Ve Paolo Maldini ile birlikte 8 final oynayarak, bir rekora daha sahip.
Aynı dönem takım arkadaşları onu yakından takip ediyor. Di Stefanoi, Lesmes, Zarraga, Marquitos, Santisteban, Hector Rial 5 şampiyonlukla ondan bir adım gerideler. Maldini, Costacurta gibi Milan efsaneleri de 5 şampiyonlukla Gento'yu izleyenlerden.

7 Ekim 2010 Perşembe

1974 Dünya Kupası Finali


Hollanda                                                                                                             Batı Almanya
11'i                                                                                                                      11'i

Jan Jongbloed                                                                                                      Sepp Maier
Wim Suurbier                                                                                                       Berti Vogts
Wim Rijsbergen                                                                                                   Franz Anton Beckenbauer
Ruud Krol                                                                                                           Schwarzenbeck
Arie Haan                                                                                                           Paul Breitner
Wim Jansen                                                                                                        Rainer Bonhof
Johan Neeskens                                                                                                 Wolfgan Overath
Willem van Hanegem                                                                                          Jürgen Grabowski
Johnny Rep                                                                                                        Gerd Müller
Johan Cruyff                                                                                                      Ulrich Hoeneß
Rob Rensenbrink                                                                                               Bernd Hölzenbein

Sonradan;                                                                                                        Teknik Direktör
Theo De Jong                                                                                                    Helmut Schön
Rene van de Kerkhof

Teknik Direktör
Rinus Michels

Tarihin en unutulmaz 3 finalinden biridir bu final. Müthiş Hollanda'nın ilk kaybettiği kupadır. Almanya'da Münih Olimpiyat Stadında oynanan maçta, Hollanda total futbol ekolünü sahaya her haliyle yansıtmış. Ama Almanya kazanmasını bilmiş.Hollanda daha 2. dakikada Neeskens'in penaltısıyla öne geçse de Almanya maçı çevirmiş. 25'te ilginç adam Breitner penaltıyla eşitliği sağladı. Ve son bombayı 'bombacı Müller'  43'te yolladı. Maçı Almanya 2-1 kazandı. Ama bu maç hala Hollanda'nın maçı olarak anılır. 74 diyince akla şampiyon değil, Hollanda gelir.








6 Ekim 2010 Çarşamba

1976 European Cup Final


Bayern Munich                                                                                          SAINT-ÉTIENNE
11'i                                                                                                              11'i

Sepp Maier                                                                                                  İvan Curkoviç
Johnny Hansen                                                                                             Gérard Janvion
Udo Horsmann                                                                                             Pierre Repellini
Hans-Georg Schwarzenbeck                                                                       Osvaldo Piazza
Franz Beckenbauer                                                                                     Christian Lopez
Franz Roth                                                                                                  Dominique Bathenay
Karl-Heinz Rummenigge                                                                             Patrick Revelli
Bernd Durnberger                                                                                      Jean-Michel Larqué
Gerd Müller                                                                                               Hervé Revelli
Ulrich Hoeneß                                                                                           Jacques Santini
 Jupp Kapellmann                                                                                      Christian Sarramagna
Sonradan                                                                                                 Sonradan
Hugo Robl                                                                                                Dominique Rocheteau

                                                                                                               Jean Castaneda



Teknik Direktör                                                                                 Teknik Direktör
Dettmar Cramer                                                                                 Robert Herbin




Maç İskoçya'da Hampden Park'ta oynanıyor. Ve Bayern Roth'un 57. dakikada attığı golle 1-0 kazanıyor. Burada önemli nokta şu; Çok fazla sanatçı var bu finalde. Beckenbauer, Rummenigge, Sepp Maier, Revelliler ve Santini.
Santini takımın beyni. Tarihte en beğendiğim 10 numaralardan biri. Takımın lideri konumunda Santini. Finalde de çok kritik hamleler yaptı ama dönemin en iyi kalecisi Sepp Maier hiç birine izin vermedi. Ama o bir efsane olmayı başardı. Ama her şeye rağmen Fransa milli takımında forma giyemedi.

2 Ekim 2010 Cumartesi

1966 Partizan

 Ayaktakiler; Popesku, Curkovic, Ljubomir Mihajlović, Branko Rašović, Milutin Šoškić, Josip Pirmajer, Velibor Vasović, Mustafa Hasanagić,  Gegiç
Oturanlar; Mane Bajić, Vladimir Kovačević, Fahrudin Jusufi, Milan Galić, Radoslav Bečejac

30 Eylül 2010 Perşembe

Bordeaux 1983-84


Soldan, sağa birinci sıra : Rohr, Thouvenel, Specht, Trésor, Battiston, Domenech, Tusseau.
İkici sıra : Michelena, Delachet, Tigana, Bourdoncle, Girard, Memering, Zénier, Ruffier, Jacquet
Üçüncü sıra : Hanin Lippini, Lacombe, Giresse, Müller, Martinez, Audrain.