Değişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Değişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2010 Pazar

Futbol ve Türkiye


Şaşıyorum bu ülkenin futbol sevgisine,futbol merakına; sevgi var merak var da neden icraat yok anlamıyorum. Dışarıdan getirdiğimiz beş paralık adamları överken kendi yetiştirdiğimiz futbolcuları ne de çabuk harcıyoruz? Oysa bunları yaparak futbola zarar veriyoruz,her şeyden önce kendi futbolumuza...
Biz Türkler...Galip gelmezsek olmaz ama kazanmak için oynamayız çoğu zaman gariptir yani futbolumuz biçimsizdir; Xavi, Iniesta ve bunun gibi birçok futbolcuya özeniriz ama onların da transfer değil altyapının başarılı birer ürünü olduğunu göremeyiz.Yeri gelir a2 ligi gol kralı olan adamı sırf genç ve tecrübesiz diye uyduruk bir maçta son dakikada oyuna almayız medyadan etkilenir korkak davranırız ama yabancılar yaptığında saygı duyar alkışlarız. Anderlecht Belçika'nın bana göre tartışılmaz bir numarası.... Geçen sezon genç bir forvet oynattı Romelu Lukaku; genç dedim ama sanmayın 19-20 daha 16 yaşındaydı..Sonuç ne oldu biliyor musunuz? O çocuk 31 maçta 16 gol attı ve takımına çok büyük katkılar yaptı.Biz ne mi yaptık? Alkışladık, her zaman yaptığımız gibi sadece alkışladık..Uygulamadık,uygulayamadık;medyadan korktuk, camiadan korktuk ve yetenekli çocuklarımızı harcadık. Kesin olan bir şey var ki biz hiçbir düzende dikiş tutturamadık..
Kısacası söylemek istediğim altyapıya önem verilmeli,bunun için cesur teknik direktörler yetiştirilmeli ve dürüst medya organları oluşturulmalı;başarı istiyorsak değişim şart!

10 Kasım 2010 Çarşamba

Gurbetçiler Bize Döndü


Herkesin bildiği üzere geçen hafta Mehmet Ekici milli forma tercihini bizden yana kullandı. Büyük ihtimalle Ay-Yıldızlı formayı üzerine geçirecek bundan sonra.

Ve dün yine sevindirici bir haber geldi. Ersan Gülüm Avustralya milli takımını reddetti. "Avustralya Milli Takımı'nda forma giymek istemiyorum. Ben tercihimi Türkiye'den yana kullanmak istiyorum. Eğer bir teklif gelirse seve seve Türk Milli Takımı'nda forma giyerim" diye konuştu. En büyük hedeflerinden birisinin Türk Milli Takımı'nda forma giymek olduğunu anlatan Ersan, "Türk Milli Takımı'nın formasını giymek benim için büyük bir onurdur. Ben Türküm ve ülkemin milli takımına hizmet etmek de benim için bir şereftir. Böyle bir teklif gelmesi halinde de çok mutlu olurum" ifadelerini kullandı.
Mesut'tan sonra ve son 2 maçta alınan yenilgilerin etkisiyle takımda ciddi eklemeler olacak gibi gözüküyor. Mehmet Bundesliga daki formuyla büyük güç katacak, Ersan ise BJK'nin son 2 maçında 180 dk. sahada üst düzey bir performans sergiledi.

Şimdi bir de Mehmet takım arkadaşı İlkay'ı yanında getirirse tadından yenmez.

9 Ekim 2010 Cumartesi

Tık Tık Tık Kim O? Ben Değişim

Dün ki maçta bize gelen, giren sadece 3 gol değildi, birde kapıdan değişim girdi. Hiddink'le yapılanma bekleyen bizler, ilk 4 maç içerisinde bunu göremedik. Ama bu Almanya maçından sonra bunun olması gerektiğini hepimiz biliyoruz. Son yılların en kötü Türkiye'siydi sahada ki. Almanya 2010 Dünya Kupasının yarısı kadar bile oynamadılar aslında. Zayıf yerleri Kroos Kroos dedik, bir kere bile oradan gidemedik.
Hiddink'in 11 seçimide ilginç. En ilginci Özer Hurmacı. Son 1.5 yılda düzenli oynamamış, ciddi sakatlıklar geçirmiş Özer'i bu maçta oynatmak 'kumar'. Sabri ise başlı başına bir kumar. Benim anlayamadığım Sabri sol bek oynayabiliyorsa Gökhan Gönül'de oynayabilir. Belki o denenmeliydi orada.Aurelio'nun sakatlığı sonrası yapılan Tuncay değişikliği ise anlamsız. Hem maç başında ki sistemden vazgeçiyor,  hem de 2 solağı bir bırakıyor orada. O 2 solaktan Nuri'ye değinmek lazım. Kötü oynadı, ama niye Dortmund'da yaptıklarını yapmadın diyemeyiz, çünkü hiç kimse bir şey yapmadı. Öyle ki dünyanın en rahatsız edici futbolcularından biri olan ve son Belçika maçında rakip takımı 10 kişi bırakan Tuncay bile sinikti dün gece. Arda'sız hücum gücümüz sıfıra iniyor. Hamit topları eziyor, orta sahanın defansif düzeni bozuluyor, bekler .... Arda olsa Sabri orda olmazdı. Tabi bu benim görüşüm.
Maça geri dönelim. Aslında maç hakkında yazacak pek bir şey yok. Ezildik, sindik grup birinciliğini şimdilik rafa kaldırdık.
Maç dışına dönelim, maç dışı konulara. Stat atmosferi müthişti, ama neye yaradı hiç bir şeye. Almanya bir 'kulüp'  takımı, seyirciden etkilenmezler.

Ve Mesut konusu; Mesut dün hangi marşı söyledi bilmiyorum ama ıslıklanması hiç hoş değildi. Golden sonra ne yapacağını bilemedi. Hatta bir pozisyonuda 3 olmasın diye kaçırdı diyebiliriz. Mesut bu işte olgun duruşu gönlümü fethetti. Maç sonu Twitter'da açıklamalarda bulundu. 'Selam, olumlu ve olumsuz tepki gösteren herkese kalpten teşekkür ederim, inşallah Türkiye ile beraber bu eleme grubundan çıkarız.' diye bir açıklama çok samimi. O yüzden ben Mesut'u alkışlıyorum.
Şimdi bizim takımımıza gelelim. Artık bir değişim girdi kapıdan. Hiddink'in çok maç izlemesi gerekecek. Gidip İngiltere alt liginde ki 21 yaşında ki Jem Karaca'yı izlesin, gidip Nürnberg'deki Mehmet Ekici'yi, İlkay'ı izlesin. Bunların hala bize gelme şansı var. Birde elimizden gitmek üzere olanlar var. Sinan Bolat gibi. Sinan kaleye geçmelim. Menajerinin açıklamaları çok doğru. İyi bir takımda, ŞL oynayan bir takımın banko kalecisi. Bu adam oynamalı. Sinan kaleye geçti, Volkan yedeğe diye Volkan kötü kaleci olmadı. Lehmann kötü kaleci miydi ki yedek kaldı,  yada Coupet. Volkan'da bunu sindirebilecek tecrübede artık. Defans hattına da yeni adamlar bulmak lazım. Madem Köybaşına güvenmiyorsun, Hakan Balta'da sakat ve formsuz o zaman başkasını bul çıkar. Stopere zaten adam lazım. Galatasaray'da ne olacağı belli  olmayan Servet'e, 33 yaşında ki Ömer'e mi bel bağlayacağız. İlla stoper bulmakta gerekmiyor. Bir Matthäus, bir Beckenbauer yaratacak adam var bizde. Ceyhun Gülselam. Onun bölgesinde bir yığılma var. Necip, Sinan, Nuri, Emre... Ceyhun'u defansın ortasında kullanmak lazım. Fizikli ayağı düzgün, oyun kurabilecek ve şutu olan bir stoper yaratabiliriz. Aynı 'Naldo' gibi. Bu denenmeli. Volkan Şen takımda olmalı. Dün ki maçta Volkan, Arda'nın müthiş bir alternatifi olabilirdi. Olacaktırda. Gol atan bir forvet bulunmalı. Ne yapıp edip gol atacak. Takımda gol atan oyuncu yok ki, biz Almanların kendi kalelerine atmalarını mı bekleyeceğiz. Takıma bazı şeyler ezberletilmemeli, öğretilmeli. Mesela alan savunması. Bir kere yapsak şu alan savunmasını dua edeceğim valla. Bağıra bağıra söylüyor herkes, Rıdvan Hoca diyor oradan 'alan savunması yapın' diye ama duyan yok. Özer, Aurelio vs. vs. gibi isimler artık kadroya çağrılması zararlı olan isimler. Yeni takım, yeni ruh getirilmeli. Rusya'ya yaptığını bize yapması gerek Hiddink'in.
Benim kafamda ki 11'i; Sinan Bolat-G. Gönül-Ceyhun-Servet-İsmail(Ferhat Öztorun)-Nuri-Selçuk-Hamit-Arda-Volkan Şen-Turgay. Forvete hala Batuhan'ı bekliyorum, ama gol atmaya başlaması halinde Sercan'ı oraya yazabiliriz.

Tabi birde bu resim var. Almanya'da saha kenarında Joachim Löw, Oliver Bierhoff ve Andreas Köpke var. Bizde de böyle bir 3'lüyü alkışlayarak görmeyi umuyorum.