İlginç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İlginç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Haziran 2011 Salı

"Geç" Golcüler #2

Futbola başladığı günlerde çok dikkat çekmeyip, daha ileriki yıllarda takım takım gezdikten sonra bir yerde gerçek anlamda tutturan ve orada yıldız statüsünü almış oyuncular vardır. Bunların bir çoğuda forvettir. Futbol kariyerleri boyunca kulüp kulüp gezmiş, yaşları 26-30 yaş aralığına geldiği zaman bir patlama yaşayarak kıymete binen ve kendisini ispatlamış "geç" yıldızlar vardır, bunların çoğuda forvetlerdir. Bu serinin ilk yarısında Luca Toni'ye yer vermiştik en yakın örnek olduğu için. Yine bir başka geç golcü ve yine İtalya'da.

Aldo Serena; İtalya forvet kariyerine Montebelluna'da başlamış. Daha 17 yaşında Montebulluna'da formayı kapmış ve 29 maçta 9 gol atmış. İlk senesini geçiren bir oyuncu için bu gayet güzel bir istatistik. Bunu gören İtalyan devi İnter onu hemen transfer etmiş. İnter'e gittiği ilk sezonda kesinlikle beklentiler altında kalmış, hatta bir fiyasko olarak gözükmüş. Öyle ki ikinci senesinde İnter onu Como'ya kiralamış. Orada 18 maç 2 gol, üçüncü senesinde kiralandığı Bari'de 35 maçta 10 gol atmış. Daha sonra yeniden İnter'e dönerek takım içerisinde kendine yer bulmaya çalışmış. Yine geçirdiği 1 sezonda bu sefer forma şansı bulsa da bir forvet oyuncusu olarak 2 gol atması onu yine gelecek sezon için kiraya göndermiş. Bu sefer ondan verim almak isteyen, onun yıldız olabileceğine inanan, yine bir dev kulüp Milan'dır. Kiralık geçirdiği 1 sezonda 25 maçta 8 gol atmış, bir önceki senelere bakılınca az oynamasına rağmen iyi bir gol sayısı tutturmuş. Buda yine ertesi sezon için ona İnter'e dönüş bileti sağlamış Ancak yine İnter'de birinci adam olamamış ve yine attığı gol sayısı bir forvet için çokta geçerli bir rakama ulaşamamış. 28 maçta 8 gol bu sefer artık kiraya değil, onu elden çıkarmaya yol açmış.

İnter ile yolları ayrılan Serena Torino'ya transfer olmuş. Torino'da yine önceki senelere bakıldığı zaman iyi bir performans göstermiş ve buda ona 24 yaşında ilk kez milli takıma çağırılmasına neden olmuş. Torino'da ilk ve tek sezonunda 29 maçta 9 gol atma başarısı göstermiş. Hala 24 yaşında olması, edindiği tecrübeler ve
yıldız potansiyelinin olması ona tekrar bir İtalyan devinin kapıları açmış. Bu kez durak Juventus'dur. 2 sezon geçirdiği Juventus'da 51 maça çıkıp, 21 gol atmış. Juventus'da ki bu ilk sezonunda şampiyon olmuş ve kariyerindeki ilk şampiyonluğa ulaşmış. İtalya milli takımına çağırılması, Juve ile olan şampiyonluğu onu yine eski göz ağrısı İnter'in kapılarını açmış. İnter'de yine ona güvenerek takıma katmış ve bu sefer diğerlerinden epeyce farklı olmuş.

87-88 sezonunda takıma geri dönen Serena 29 maçta 6 gol atmış bir önceki seferlerden istatistik olarak farkı gözükmese de İnter onu takımda tutmuş. İyi ki de tutmuş olacak ki gelecek sezon harika bir performansla yıllarca ona olan güvene layık olduğunu sonunda kanıtlamış.
88-89 sezonu İnter ligi sadece 2 mağlubiyet alarak kapatmış ve şampiyon olmuş. Şampiyonluğun 1 numaralı mimarı ise o sezon takımın en ilerinde olan isim, 22 golle gol kralı olan isim Aldo Serena. 29 yaşında ilk göz ağrısına dönüş yapıp. 2 sezonuda hem gol kralı olup, hem de takımı şampiyon yapan Serena İnter'de kalıcı olur. Daha sonrasında 2 sezon daha İnter forması giyer. 89-90 sezonunda takıma Klinsmann'ın gelmesiyle arka plana itilse de o geçen sezon takımı şampiyon yapan isimdir. İnter'de ki son 2 sezonunda 50 maçta 17 gol atar. Son sezonu 90-91 sezonunda takımı UEFA kupasını Roma'ya karşı alırken o yine takımdadır ancak final maçında forma giyme şansı bulamaz. O sezon İnter ile yolları tekrar ayrılır 31 yaşında ve artık yaşın futbolun son zamanlarına geldiği gösterir. 2 sezonda Milan'da oynar ancak neredeyse hiç forma şansı bulamaz. Forma şansı bulmasa da kariyerine Milan'la 2 şampiyonluk daha ekler ve 4 şampiyonluk ve 1 UEFA kupası olan bir kariyer elde eder. Yaş 33'tür ve futbolu bırakır.

İtalya milli takımında 6 yıl oynar. Kariyerinin son deminde İtalya 90'a katılır ve üçüncülükle yetinir. Turnuvada sadece 1 gol atmıştır. Turnuvada ikinci olan Arjantin'e yarı finalde penaltılarda elenirken son ve 5. penaltıyı atamayan isimdir Aldo Serena. O penaltı hakkında şöyle der; "Penaltıları kimin atacağını belirliyorduk. İlk 4 kişi belli olmuştu. 5. kim olmak ister diye sorulduğunda gönüllü oldum. Penaltı atış anını hatırlamıyorum. Çok heyecanlıydım, topa nasıl vurduğumu dahi hatırlamıyorum."

Kariyeri boyunca çok ilginç bir oyuncu olmuştur Serena. Hava toplarına hakimdir, asist yapar ve şık goller atardı. Ama bir forvet olarak gol sayısının çok olmaması 29 yaşına kadar onu takım takım gezdirdi.

Futbolu bıraktıktan sonra futbol yorumculuğu ve birçok sosyal aktivitede yer aldı Serena. En büyük amacı ise insanları sigaraya karşı bilinçlendirmek olmuş.

Ama ne olursa olsun çok iyi oyuncuydu Aldo Serena. İlk yıllarında İnter'de tutunamaması tek yaptığı işin gol atmak olamadığı, daha birçok şeyi yaptığıdır.

2 Nisan 2011 Cumartesi

"Geç" Golcüler


Futbol dünyasının yıldızları hep yıllar öncesinden belirlenir ya da aday gösterilirler. Messi, Ronaldo, Ronaldinho, Neymar, Rooney bunların hepsi daha alt yapılardayken, daha 16-17 yaşındayken geleceğin en büyük yıldızları olarak gösterilir. Bir de yıldızı çok geç parlatanlar ama tam parlatanlar var. Önceden dikkati üzerine pek çekememiş ama zaman içerisinde yıldızını geçte olsa parlatmış adamlar var. Bunlara en çok rastladığımız yer ise İtalya. Bir çok İtalyan forvet yıldızı geç parlattı. 26-27 yaşlarında parlayıp 2-3 yıl boyunca ligin gol krallığında çok iddialı olan ve domine etmiş adamlar var. Bunlara örnek olarak ilk başlayacağımız isim ise; Luca Toni.

1977 doğumlu Luca Toni şu anda 33 yaşında ve Avrupa'nun şu an veteran golcüleri arasında. 2 sezondur başı forvetlerle belada olan ve ya rotasyonu genişletmek isteyen büyük kulüpler onu takımlarına transfer ediyor. Geçen sene Roma Toni'nin sakatlığıyla büyük sıkıntıya düşmüş ellerinde sadece Vucinic kalmıştı. Ve Roma onu Bayern'den kiralamıştı. Sakatlık sorunları nedeniyle sadece 17 maça çıkabilen Toni 5 gol atmıştı. Sene başında ise Genoa'ye transfer olan Toni 18 maçta 7 gollük performansıyla orada da gerekli katkısını vermişti. Devre arasında ise Quaglierella'nın sakatlanmasıyla forvet sıkıntısı içine giren Juventus Matri'yle birlikte onu kadrosuna kattı. Şu ana kadar Juve ile 6 maça çıkan Toni 1 gol atabildi.

Onun oyun tarzıyla oynayan bir forvetin gol kokusu alması gerçekten üst düzeyde ancak yapabilecekleri takım oyunuyla ayın orantıda. Üstün yetenekleri ceza sahası içinde ortaya çıkan bir forvet Toni. Fiziği ve kuvvetiyle ceza sahasında büyük bir üstünlük ve güç. Son vuruşları ve hava hakimiyeti ise onu golcü yapan en büyük özelliği.

"Geç golcü" Toni'nin yıldızı 26 yaşına geldiğinde 2003-2004 sezonunda Palermo'ya transfer oluşuyla parladı. 20 yaşında kadar Serie B ve C takımlarında forma giyen Toni Serie A'yla 2000-2001 senesi Vicenza ile tanıştı. 23 yaşında ilk Serie A formasını giyen Toni 33 maçta 9 gol attı ve ertesi sene yine bir Serie A takımı olan Brescia'ya transfer oldu ve burada 2 sezon boyunca 50 maçta 16 gol attı. Brescia'dan da ayrılık vakti gelmişti ve yine Serie B'ye dönmüştü. 6 milyon € karşılığında bir alt lige Palermo'ye dönmüştü ve ertesi sene Serie A'ya çıkacak olan takımın en büyük yıldızıydı. Serie B'de 44 maçta 30 gol atarak (takımı 75 gol atmıştı) takımını bir üst lige çıkarmıştı. Serie A'da ise rüştünü hemen ispatlamıştı ve 35 maçta 20 gol atmıştı. Takımının çıktığı ilk sezon UEFA Kupasına gitmesine hak kazandırmış ve attıkları 48 golün 21'ine imza atarak nasıl bir güç olduğunu göstermişti.  Yaş 28'ine geldiğinde kariyerinde bir basamak daha atlayıp Avrupa'nın elit golcüleri arasına girecekti.

2005-2006 sezonu başında 10 milyon €'ya Fiorentina'ya transfer oldu. Gittiği ilk sezonda 38 maçta 31 gol atarak İtalya'yı ve Avrupa'yı tam anlamıyla sarsmıştı. Ve 35 yıl aradan sonra Serie'da ilk kez bir futbolcu 30 golü geçmişti. Takımının 66 gol attığı sezonda gollerin neredeyse yarısında Toni vardı. Ancak o müthiş sezon şike skandalıyla sarsılmıştı ve Toni takımdan ayrılma isteğini dile getirmişti. Ancak Mor Menekşeler onu bir sezon daha takımda tuttu. 2. sezonunda 29 maçta 16 gol atarak yine takımına büyük bir katkı verdi. Takımının UEFA Kupasına gitmesi Toni'yi memnun etmedi ve kariyerini bir adım daha yukarıya taşımak istedi. Floransa ekibinin ise onu satmaktan başka çaresi kalmadı. 2007-2008 sezonunda kadroyu revize eden Bayern onun için 11 milyon € verdi ve onun için yeni bir macera başladı. Gittiği ilk sezon Bayern ile Lig şampiyonluğu yaşayan Toni ligde 31 maçta 24 gol atmasının yanında toplamda 46 maçta 39 gol atarak bir kez daha kendini gösterdi. Ama tabi ki yaş ilerlemişti. 2. sezonunda 31 yaşındaydı Toni ve 25 maça çıktı ve 14 gol attı. 2009-2010 sezonunun başında Van Gaal'in takıma gelmesiyle sorunları yaşadı ve forma şansı bulamaz oldu. Robben, Ribery ve yeni doğan yıldız Müller'in arkasına düştü. Sezonun ilk yarısında 6 maçta forma giyebildi ve Bayern'le son golünü Almanya kupasında attı. 2. takıma gönderilen Toni burada daha fazla kalamadı ve yeniden İtalya'nın yolunu tuttu. Roma-Genoa ve bu sezonun yarısından itibaren Juventus formalarını giydi.

İtalya milli takımıyla 2006 dünya kupası şampiyonluğu yaşadı ve Euro 2008'de forma giydi. Milli takımla toplam 47 maça çıkan Toni 16 gol attı.

22 Şubat 2011 Salı

Bu Sene Yıldız Gol Kralı Yok


Eredivise'nin gol krallığı yarışı her sene bir heyecan yaratır insande ve tabiki de yeni bir yıldız. Bu sene baktımda sanki biraz sönük gibi geldi bana. Bu sene an itibariyle Björn Vleminckx (Nec Nijmegen, yaş 25) 17 golle zirvede, onu 16 golle 31 yaşında ki veteran Dmitri Bulykin (ADO) izliyor. Sonrasında sırasıyla Tim Matavz (yaş 22, Groningen), Marc Janko (Twente, yaş 27) 14 gol, El Hamdaoui ( Ajax, yaş 26) 14 golle izliyor. Sene başında büyük bir sükseyle goller sıralayan Wolfswinkel ise biraz duruldu. Oda 12 golle bu adamların hemen arkasından geliyor. Ama dikkat çekici nokta şu; bu adamların hiç birinin yıldız olma, yada büyük bir takıma gitme şansı yok.

Gol krallığında birincilikte olan Vleminckx bir Belçikalı ve değer 3 milyon € ve takımı ligde 10.
İkinci olan Bulykin'in değeri 800 bin € ve ADO ligde şaşırılası derece 5.
Üçüncü Matavz 3 milyon 500 bin € ve takımı Groningen ise ligde 4.
Janko'nun değeri 6 milyon € ve Twente 2. El Hamdaoui ise 8.5 milyon € ve takımı ligde 3.
12 golü bulunan ve ilk 5'te bulunmayan Wolfswinkel ise 11 milyon € değerinde. Takımı Utrecht ligde 8.

Bu sene Eredivise'den çıkacak yıldız gol kralı olmayacak sanırım.

Son 16 yılın Eredivise Gol Kralları ve tabi bunlardan önce Cruyff, Kist ve Geels gibi tarihe geçmiş futbolcularda var.

                                               Gol
1983-84 Marco van Basten 28 Ajax
1984-85 Marco van Basten 22 Ajax
1985-86 Marco van Basten 37 Ajax
1986-87 Marco van Basten 31 Ajax
1987-88 Wim Kieft 29 PSV
1988-89 Romário 19 PSV
1989-90 Romário 23 PSV
1990-91 Romário
Dennis Bergkamp
25 PSV
Ajax
1991-92 Dennis Bergkamp 22 Ajax
1992-93 Dennis Bergkamp 26 Ajax
1993-94 Jari Litmanen 26 Ajax
1994-95 Ronaldo 30 PSV
1995-96 Luc Nilis 21 PSV
1996-97 Luc Nilis 21 PSV
1997-98 Nikos Machlas 34 Vitesse
1998-99 Ruud van Nistelrooij 31 PSV
1999-00 Ruud van Nistelrooij 29 PSV
2000-01 Mateja Kežman 24 PSV
2001-02 Pierre van Hooijdonk 24 Feyenoord
2002-03 Mateja Kežman 35 PSV
2003-04 Mateja Kežman 31 PSV
2004-05 Dirk Kuijt 29 Feyenoord
2005-06 Klaas-Jan Huntelaar 33 SC Heerenveen/Ajax
2006-07 Afonso Alves 34 sc Heerenveen
2007-08 Klaas-Jan Huntelaar 33 Ajax
2008-09 Mounir El Hamdaoui 23 AZ
2009-10 Luis Suárez 35 Ajax

13 Şubat 2011 Pazar

Carew ve Yanlış Dövme


Şu anda Stoke City'de kiralık olarak forma giyen Norveçli forvet John Carew ensesine yanlış dövme yaptırdı. Boynuna ' Ma Vie, Mes Regles ' yazdırmıştı. Ma Vie, Mes Regles yani "Hayatımın Kuralları" demekti ancak yapılan bir yanlış yazım yüzünden yapılan dövme "Hayatımın Dönemleri" olarak algılanmış ve arkadaşları arasında dalga konusu olmuş Carew. 'Regles' in birkaç anlamı varmış, biri de adet dönemleri vs. demekmiş.

11 Şubat 2011 Cuma

Kolombiya'nın Yeni Kahramanı Gerard Pique


Çarşamba günü oynanan hazırlık maçlarından biri de İspanya ile Kolombiya arasındaydı. Bilindiği gibi geçen günlerde Pique Kolombiyalı yıldız Shakira ile olan ilişkisini duyurmuştu. Ve çarşamba gecesi oynanan maçta Kolombiyalı taraftarlar Pique'yi yeni kahramanları ilan ettiler. Maç boyunca Pique'ye sevgi gösterileri vardı.

10 Şubat 2011 Perşembe

Futbol Komedi - Takım Takla Atıyor

Jihlava Lisen takımında defans oyuncusunun topu havalandırmasından sonra tüm takım taraftarların alkışları eşliğinde takla attı.
Bu taklanın sebebi ise skorun 3-0 olmasından sonra takımın rahatlamasına ve moral depolamasına bağlandı.

Sahalarda bin yılda bir görülecek bir şey ama inanılmazda komedi.

30 Aralık 2010 Perşembe

Vasat Takım Tek Yıldız; 2002 U-17


Berbat bir alt yaş grubunun tek yıldızı o. 2002 yılında düzenlenen 17 yaş altı Avrupa Şampiyonasına vasat bir takımla gitti İngiltere. Vasat takımın bir tek yıldızı vardı, dünya çapında bir yıldız Wayne Rooney. O Avrupa şampiyonasında Maduro, Otman Bakkal, o sene Hollanda forması giyen Ferdi Elmas, Jimmy Briand, Zubar, Clichy, Cristiano Ronaldo, Barnetta, Reto Ziegler, David Silva, Podolski, Mario Gomez gibi yıldızlar vardı. Ancak takımların çoğu vasat oyunculardan kuruluydu.

Odak noktamız olan İngiltere bu vasat takıma rağmen yarı finale kadar geldi ve 3. oldu. İngiltere'nin o kadrosu kalite olarak bir sonra ki senenin çok altındaydı. Ertesi sene Lennon, Huddleston, Milner gibi isimler vardı takımda.


Steven Drench(yaş 16)
Blackburn Rovers - Şimdi ki takımı Leigh Genesis

James Biggins (yaş 16)
Nottingham Forest - Şimdi ki takımı

Gary Borrowdale (yaş 16)
Crystal Palace - Şimdi ki takımı Charlton Athletic

Ross Gardner (yaş 16)
Newcastle United - Şimdi ki takımı Shildon A.F.C.

David Raven (yaş 17)
Liverpool - Şimdi ki takımı Shrewsbury Town

Chris Hogg (yaş 17)
Ipswich Town - Şimdi ki takımı Hibernian

Wayne Routledge(yaş 17)
Crystal Palace - Şimdi ki takımı Newcastle United

Lee Croft (yaş 16)
Manchester City - Şimdi ki takımı Huddersfield Town

Wayne Rooney (yaş 16)
Everton - Şimdi ki takımı ManU

Stacy Long(yaş 17)
Charlton Athletic- Şimdi ki takımı Stevanege

Mark Smyth(yaş 17)
Liverpool - Şimdi ki takımı Leigh Genesis

Mat Sadler (yaş 17)
Birmingham City - Şimdi ki takımı Shrewsbury Town

Nicky Eyre (yaş 16)
Tottenham Hotspur

David Mannix (yaş 16)
Liverpool - Şimdi ki takımı Vauxhall Motors

Tom Groves (yaş 16)
Nottingham Forest

Scott Brown (yaş 16)
Everton - Şimdi ki takımı Morecambe

Dorryl Proffitt (yaş 16)
Manchester City

Sean Doherty (yaş 17)
Fulham   - Şimdi ki takımı Witton Albion

23 Ekim 2010 Cumartesi

Abi Yüzün Eskidi Bee ! #4

Shola Ameobi, Alan Smith, Fabricio Coloccini yıllardır gördüğümüz oyuncular ve artık yaşlandılar, demek geliyor içimden ama aralarında daha 30'u geçen bile yok. Yıllardır bu sahnede onları izlediğimiz için bize öyle geliyor.

Shola Ameobi 29 yaşında daha, 2000 yılında Newcastle United ile profesyonel oldu. O günden beri sadece 2008 yılında Stoke City'ye kiralandı. Takımına her daim sadık kaldı.







Coloccinin bu sahneye çıkma yaşı dahada erken. Şu anda 28 yaşında ve 1998 yılında Boca ile sözleşme imzaladı. Daha 17'sine adım atarken. Boca'da 2 maç oynadı ve Milan'a transfer oldu. Ama Milan onun değerini bir türlü bilemedi. Sürekli maçta takımlara kiraladı. Coloccini Milanda sadece transfer olduğu yarım sezonda 1 maç ve 2004 yılının ilk yarısında bir maç oynayarak Milan defterini kapattı. Sonra asıl dikkat çekeceği Deportivo'ya gitti. 4 yıl aralıksız oynadı Deportivo'da. 2008 yılında ise N.United macerası başladı. Uzun zamandır izliyoruz onu ve yüzü eskiyenlerden oda.

Ve benim en beğendiğim oyunculardan biri Alan Smith. Oda yüzü eskiyenlerden. Daha 29 yaşında ama 17 yaşından beri onu izliyoruz. Leeds'in o muhteşem kadrosunun bir parçasıydı Alan. Ve orada gösterdiği performansla Sir'ün takımına transfer oldu. 2004-07 arası 3 yıl "kırmızı şeytan" oldu. Ama sakatlık sorunları sebebiyle çok düzenli oynayamadı. Son sezonu ise sadece 18 maça çıkabildi. Ama her daim Sir'ün güvendiği adamlardan biriydi. Saha, Rooney, Solskjaer, Ronaldo gibi hücum hattının en güvenilen isimlerindendi. 2007 yılında Newcastle takımına geçti. Bir forvetken orta sahanın bütünleştiricisi oldu. 2006 DK'sında boy gösterdi.

9 Ekim 2010 Cumartesi

Abi Yüzün Eskidi Bee ! #3


Gordon Schildenfeld; onu hepimiz Beşiktaş'dan tanıyoruz. Beşiktaş'a yanlışlık geldiğini düşündüğümüz bir futbolcu. Beşiktaş a 2008-2009 sezonu başında Dinamo Zagreb'den gelmişti, yarım sezonda 9 maça çıktı, sezonun diğer yarısı 4 maç oynayacağı Duisburg'a kiralandı. Ertesi sene yine kadroda düşünülmedi ve Sturm Graz'a kiralandı. 34 maça çıktığı Graz, bu yaz onun bonservisini de aldı. Sturm Graz'a gittiğinden beri Hırvatistan milli takımına 4 kez çağrıldı.

Gordon'un benim aklımda en çok kalan yönü duruşuydu. Sahada sanki emekliye ayrılması beklenen, yaşlı bir futbolcu gibiydi. Ama 25 yaşında, hiç öyle durmuyor. Özellikle şu yanda ki resimde saçlarıyla, duruşuyla çökmüş gibi adam. Oda yüzü eskiyenlerden, ama diğerleri gibi çok izlediğimizden değil.

'EL' LER #3


El' kelimesinin iki anlamı vardır. Biri 'yabancı' anlamında, diğeri ise bildiğiniz 'el' işte. Bir şeyler tutmamızı sağlayan el. Şimdi bunu futbola uyarlayalım. Her iki anlamda da inceleyelim. Futbolu 'el'leriyle oynayanlar yani kaleciler, ve 'el' kaleciler yani 'yabancı' kaleciler. Liglerde ki kalecilerin durumları,el mi, yerli mi ?
Kaleciler futbolda en yalnız ve en önemli unsurlardır. İyi bir kaleciye sahip olan bir takımın, her şeyi yapabilecek gücü vardır.
Bu konuda en rahat ülkelerden biri de İspanya. Yalnız İspanya milli takımında ki kalecilerin durum çok acı verici. NBA'de bir çok yıldız Jordanzede olarak anılır. Mesela Karl Malone'un Jordan yüzünden hiç şampiyonluğu yoktur. İspanya Milli Takımı kalecileri de Casillaszede. Önlerinde müthiş bir tecrübe ve çok yetenekli bir kaleci var. Öyle ki dünyayı sallayan Barca'nı kalecisinin adı bile geçmiyor takımda. Casillas yıllardır domine ediyor kaleyi. Şimdi İspanya'daki kalecilerin durumuna bakalım. İspanyol kalecilere güven var mı yok mu ?
İspyanya'da takımların as kaleciler kırmızı, gelecek vaat eden kaleciler mavi yazılmıştır;

Valencia: César Sánchez (39), Vicente Guaita (23), Miguel Ángel Moyà (26). Moya İspanya'nın alt grup takımlarında başarıyla forma giydi. Mallorca ile iyi işler çıkartan kaleci, Valencia'da Sanchez'in yedeği oldu. Şans gelirse iyi değerlendirir.

Villareal: Diego López (28),  Xavier Oliva (34),  Juan Carlos (23).
 

Real Madrid: İker Casillas (29), Antonio Adán (23), Jerzy Dudek (Polonya,37).

Barcelona: Victor Valdes (28), Jose Pinto (34).

Sevilla: Andrés Palop (36), Javi Varas (28).

Getafe: Óscar Ustari (Arjantin,24), Jordi Codina (28).

Atletico Madrid: David De Gea (19), Sergio Asenjo (21), Joel (20). 'Yeni Casillas' olarak lanse edilen Asenjo beklenen performansı veremeyince kaleye De Gea geçti. Ve 19 yaşında kalenin tek sahibi oldu.

Espanyol: Carlos Kameni (Kamerun, 26),  Cristian Álvarez (Arjantin,24).

R.Mallorca: Germán Lux (Arjantin, 28), Dudu Aouate (İsrail, 32).

Malaga: Francesc Arnau (35), Rodrigo Galatto (Brezilya, 27), Rubén (26).

A.Bilbao: Gorka Iraizoz (29), Raúl Fernández (22).

Hercules: Juan Calatayud (30), Unai Alba (32), Piet Velthuizen (Hollanda, 23).

R.Sociedad: Claudio Bravo (Şili, 27), Eñaut Zubikarai (26), Toño (23).

Almeria: Diego Alves (Brezilya, 25), Esteban Suárez (35). Diego Alves ligin seçkin kalecilerinden. Bu yaz adı Milan'la anılmıştı.

Osasuna: Ricardo López (38), Asier Riesgo (27), Nacho Zabal (23).

S.Gijon: Juan Pablo (32), Iván Cuéllar (26).

Levante: Manolo Reina (27), Gustavo Munúa (Uruguay, 32).

R.Santander: Fabio Coltorti (İsviçre, 29), Toño (30), Mario (22).

R.Zaragoza: Antonio Doblas (30), Leo Franco (Arjantin, 33).

Deportivo: Daniel Aranzubia (31), Manu (24), Felipe Ramos (22).

İspanya liginde 50 kaleciden, 13'ü İspanya dışından. Bunlardan sadece 7'si takımlarının 1 numarası. İspanya liginde bu araştırmayı yaparken dikkatimi çeken bir nokta var; 20 takımın, 18'inin kalecileri 13 numarayı tercih etmiş. 1 numaradan çok 13 var nerdeyse.

2 Ekim 2010 Cumartesi

Abi Yüzün Eskidi Bee ! #3


David Odonkor; Alman oyuncu Dortmun alt yapısında başladı kariyerine. Daha 18 yaşındayken Bundesliga'da forma giydi.  2002-2006 yılları arasında Dortmunda formasını terletti ve 2006 yılında İspanya'da Betis'in yolunu tuttu. Daha yaşı çok geç olmasına rağmen deneyimi çok. Onu epeyce izledik. 2006 Dünya Kupasında ve Euro 2008'de boy gösterdi. Daha yaşı 26, ama onu sadece izleyenler, çok uzun bir süredir izlediği için daha yaşlı sanıyorlar.







29 Eylül 2010 Çarşamba

Abi Yüzün Eskidi Bee ! #2












Serhat Akın; o genç yaşta bizim futbol sahnemize çıktı. Yıllardır onu izliyoruz. 19 yaşında Fb'de forma giymeye başladı, 5 yıl formasını giydiğin Fb'de milli takıma kadar yükseldi. Daha sonra Anderlecht'e transfer oldu. Belçika'da 40 küsür maçta, 14 gol attı. Bir ara Köln'e kiralanan Serhat, Köln'de fazla forma şansı bulamadı. 2008'de Türkiye'ye dönmeye çalıştı, ama denemelerinde başarısız oldu. Kocaelispor'dan parasını alamadığı için ayrıldı. Konyaspor denemeside başarısız olmuştur. Bu yaz alt yapısından çıktığı takıma dönmüştür.Karlsruher' in 2. takımında kısa bir süre forma giydi, orada beğenilince bu sezon için takımla 1 yıllık sözleşme imzaladı. 10 yıllık bir kariyer ve 6 takım. Yıllardır Serhat Akın ismini duyuyoruz.
Birçok kişiye sorsak 30 küsür yaşında der. Ama o daha 29 yaşında. Kariyerinde ki yanlış tercihler yüzünden, kendisi değil ama kariyeri yaşlandı.

26 Eylül 2010 Pazar

Abi Yüzün Eskidi Bee !


Serkan Balcı 17 yaşında Gençlerbirliği A takımına çıktı. İlk 2 sezon 16-17 maç oynadı. Sonra ki 2 sezonda ise takımın vazgeçilmezlerinden oldu. Gençlerbirliğinin unutulmaz kadrosunun önemli isimlerindendir.
20 yaşında Fenerbahçe'ye transfer oldu. Bu post'ta şunu inceliyoruz. Yüzü eskiyen futbolcular. Serkan'da ilk aklıma gelenlerden. Genç yaşta oynamaya başladı. Çok koşan, çok mücadele eden bir oyuncu oldu her zaman Serkan. Ancak geçen günlerde Ts maçını izlerken arkadaşlarımdan biri: ' Abi bu Serkan'da kaç yaşına geldi ? Hala koşuyor' dedi. Ama daha 27 yaşında Serkan.Uzun süredir onu izlediğimiz için yaşlı gözüküyor insanlara.
Bunun örneklerini bu başlık altında göreceğiz. Takipte kalın.


20 Eylül 2010 Pazartesi

Zlatko ve Zoran Vujović Kardeşler



Vujoviç kardeşlerin kariyerleri çok ilginç.Bu ikiz kardeşler, kariyerinin 13,5 yılını birlikte oynayarak geçirdiler. Kariyerlerini başında 12,5 yıl, Hajduk, Bordeaux ve Cannes formalarını birlikte terlettiler. Cannes’da yarım sezon geçiren Zoran kardeş, 2. Yarıyı Kızılyıldızda geçirdi. Sonra 2,5 yıl ayrı kalan kardeşler 92-93 sezonunda Nice’de tekrar buluşarak futbolu bıraktılar.
Zlatko Vujoviç hücum oyuncusu, Zoran Vujoviç ise savunma oyuncusu. Zlatko, kardeşine göre daha başarılı. Futbol sahnesin 18 yaşında çıktı ve Hajduk forması altında 100 den fazla gol attı. Zoran ise Hajduk ve Bordeaux’da yakaladığı istikrarı bir daha yakalayamadı. Zlatko Yugoslavya forması altında 82 ve 90 dünya kupasında boy gösterdi.Zlatko , 90’da çeyrek final oynayan takımın kaptanıydı.Zoran kardeş ise 82 dünya kupasında takımda ki yerini aldı.
Kardeşlik bağları çok güçlü 2 futbolcu. Futbol için bile birbirlerinden fazla kopamamışlar.

16 Eylül 2010 Perşembe

İlginç Adam;Abel Xavier

Bir dönem Galatasaray'da oynayan Xavier ilginç tarzıyla bilinir.Kendine özel image maker'ı olan bir futbolcudur kendisi.Ondan nefrette edebilir,onu çokta sevebilirsiniz.Ben şahsen sevmiştim.

7 Eylül 2010 Salı

Capello'nun Rooney ısrarı!

İngiltere Rooney'de ısrar etmeli.Şu anda Gerard takımın lideri,ama 30 yaşında.Rooney 24 yaşında ve yeteneklerinden kimsenin şüphesi yok.Geçen sene yaşadığı sakatlık sonucu DK dada kendini toparlayamadı.Ama ısrar edilmeli, o güven ve o yıldız duygusu ona verilmeli.

6 Eylül 2010 Pazartesi

Rek-lam-lar


Rıdvan Dilmen,Tanju Çolak ve Erman toroğlu.Hepsi eski futbolcu,Erman Toroğlu aynı zamanda eski hakem.Bu 3 isminde reklam tercihleri ilginç.Tanıtılan ürünler kablo ve boru.

İkiz Futbol

Futbolda ilginç şeyler her zaman olur.Bazen sahada,bazen saha dışında.Ama bazı ilginçlikler futbolcuların doğumundan başlar.İkiz futbolcular her zaman ilginç olmuştur.

                                                         Berezutski Kardeşler
                                                                 Arcil ve Şota Arveladeze
Zeki bir yorumcumuz,ikiside Schalke'de oynarken Hamit'in cezalı olduğu hafta,Halil'in yerine Hamit'i oynatmayı düşünmüştü.
                                                    Frank ve Ronald De Boer