24 Mayıs 2011 Salı

Engin Bekdemir Kayserispor'da

Hangi mevkide oynuyorsun?
10 numara bölgesinde oynuyorum. Yani forvetin arkasında, oyun kurucu pozisyonda. Futbola başladığım günden bu yana aynı bölgede görev yapıyorum.
Örnek aldığın, onun gibi olmak istediğin bir oyuncu var mıydı?
Zinedine Zidane'ı çok beğeniyorum. Tam anlamıyla bir Zidane hayranım. Kendime de hep onu örnek alıyorum. İnşallah ileride onun kadar iyi bir futbolcu olabilirim.
Ara paslarını iyi kullanıyorum
Bir 10 numara olarak kendinde eksik gördüğün ve beğendiğin yönler neler?
Önce eksik gördüğüm yönlerimden başlayayım. Açıkçası fizik olarak biraz daha kuvvetlenmem gerektiğini biliyorum. Ayrıca sol ayağımı daha fazla kullanmam gerekiyor. Bu eksiklerimi gidermek için hem hocalarımla hem de özel olarak çalışıyorum. Beğendiğim özellik ise ara paslarını iyi kullanmam. Bir de forvetteki arkadaşlarıma yardım ederim, onları yalnız bırakmam.
Günümüz futbolunda bir 10 numaradan sadece hücuma değil defansa da mümkün olduğunca fazla katkı yapması bekleniyor. Senin defansif yönün nasıl?
Tabii ki defans yapmadan futbol oynayamazsınız. Bugünün futbolunda hangi takımla oynuyorsanız oynayın çok koşmak, çok mücadele etmek zorundasınız. Bu yüzden hücuma olduğu kadar defansa da katkı yapmam gerektiğini biliyorum ve maçta elimden geldiği kadar defansa da yardım etmeye çalışıyorum.
PSV Eindhoven altyapısıyla da ünlü bir takım. Bize biraz oradaki sistemi anlatır mısın?
PSV Eindhoven bir oyuncu için çok para harcamıyor. Kulübün felsefesi altyapısındaki genç oyuncuları yetiştirip A takıma kadar yükselttikten sonra kullanmak ya da yüksek bedellerle başka kulüplere satmak. Bana yaptıkları gibi küçük yaşlarda transfer ettikleri oyuncunun tüm masraflarını karşılıyor ve eğitimini sağlıyorlar.
Peki, futbol anlamında nasıl bir eğitim alıyorsunuz?
Yaptığımız normal antrenmanların dışında, haftada bir kere oynadığımız maçları takım olarak antrenörlerimizle birlikte analiz ediyoruz. Antrenörlerimiz tek tek maç içinde kimin neyi doğru, neyi yanlış yaptığını detaylı olarak bize anlatıyor. Neler yapmamız ya da yapmamamız gerektiğini tek tek bütün herkese söylüyor. Bu seneki hocalarımız zaten bayağı ünlü kişiler. Philip Cocu ve Ernst Faber'le çalışıyoruz. Onlar gibi büyük futbolculardan bir şeyler öğrenmek bizim için büyük şans
Cocu ve Faber'in sana yaklaşımları nasıl?
İkisiyle de aram çok iyi. Benim üstüme bayağı düşüyorlar. Böyle büyük futbolcuların benimle ayrıca ilgilenmeleri gurur verici.
Hollanda'da Türk oyuncu olmanın zorlukları var mı? Bir Hollandalı oyuncu ile Türk oyuncunun altyapıdan A takıma yükselme süreçlerini kıyaslayabilir misin?
Eğer saha içinde iyi performans gösterirseniz bir sorun yaşanmıyor. Yani sana gösterilen ilgi, saha içindeki performansına bağlı. Ben bu konuda çok fazla zorluk çekmedim. Zaten bizim takımda benim dışımda çok sayıda yabancı oyuncu var. Afrikalı, Brezilyalı oyuncu çok, Hollandalı oyuncu sayısı az (Gülüyor).
PSV Eindhoven'ın A1 takımındaki tek Türk oyuncu sen misin?
Evet, A1'deki tek oyuncu benim ama 1993'lü ve 1995'lilerde birer oyuncu daha var.

Türkiye'de sempati duyduğun bir takım var mı?
Avrupa'daki başarılarından dolayı orada yaşayan insanlar gibi ailemin de benim de Galatasaray'a bir sempatisi var. Ancak ben bir futbolcuyum ve tribündeki taraftar gibi takım tutmuyorum. Tabii ki Türk takımlarını Avrupa'daki maçlarında destekliyorum ama kendi içindeki maçlarda daha çok oyuna bakıyorum.
Türkiye'de futbol oynamayı ister misin?
Süper Lig'de oynamayı isterim tabii.
Büyük takımlar beni istiyor
Türkiye'deki herhangi bir takımdan teklif aldın mı?
Evet, Türkiye'den teklif de aldım. Bu sezon başında Fenerbahçe'den bir teklif almıştım. Daha önce Galatasaray ve Trabzonspor da beni transfer etmek istedi.
Neden bu teklifleri değerlendirmedin?
Türkiye'ye gelmek için biraz erken. Şu sıralar ailemin yanından ayrılmayı pek düşünmedim. Üstelik kulübüm de beni satmak istemiyor. Daha yeni 3 yıllık sözleşme imzaladım.
Milli Takım'daki arkadaşlarından Gökhan Töre, Chelsea'ye yaptığı transferle bir anda Türkiye'nin gündemine oturdu. Gökhan'ı yakından tanıyan birisi olarak onun Chelsea'deki şansını nasıl değerlendiriyorsun?
Gökhan'ı 8 yaşından beri tanıyorum. Avrupa'daki turnuvalarda ve Genç Milli Takım'da hem karşılıklı hem de yan yana oynadık. Çok iyi bir futbolcu. Chelesa'de de başarılı olacağına inanıyorum. İnşallah yolu da açık olur. Onun böyle büyük bir takıma transfer olmasından dolayı gurur duydum.
Peki, senin hedeflerin neler? Gönlünde yatan bir ülke, bir kulüp var mı?
Öncelikle PSV Eindhoven'ın A takımına çıkmayı düşünüyorum. Ondan sonrasını açıkçası pek düşünmedim. Ama ileride Premier Lig veya La Liga'da oynamayı isterim.


Soru: Su an Porto´daki durumun nasil? Memnunmusun?
Engin: Su anki durumum cok iyi. Hocamla da cok iyi anlasiyorum. Her hafta sonu oynuyorum ve kulüp de benden cok memnun su an itibari ile.


Soru: Gelecek icin düsüncelerin neler? Kalacakmisin Porto´da yoksa baska takima transfer olma ihtimalin var mi?
Engin: Su ana kadar A Takim´a kadar cikamadim. Gecen senden beri hala bekliyorum profesyonellere cikma konusunda.Daha 2012 yilina kadar sözlesmem var burada. Bu sene de A Takim´a cikamazsam kiralanmam söz konusu olabilir tecrübe kazanmam acisindan.Neresi olabilecegi konusunda su an bir fikrim yok cünkü daha cok erken.


Soru: Porto´daki futbol egitimi nasil PSV Eindhoven ile kiyasladiginda? Ardada bir fark var mi sence?
Engin: Tabii ki fark var. Kalite farki var diyebilirim.Kalite kayniyor desem yeridir.Arjantin Milli Takimi´ndan, Brezilya, Ghana, Nijerya ve Amerika Birlesik Devletleri Milli Takimlari´ndan oyuncular ile yan yana oynuyorum burada.Kisacasi gercekten klas farki var.










Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme