7 Şubat 2011 Pazartesi

Haftasonu Aksiyonu Filmi Gibi ; Premier Lig



Bu hafta sonu Premier Lig'in bütün maçları izlenmeye değerdi. Aynı bir aksiyon filmi gibi her şey vardı Premier Ligde. Aşk, ihtiras, geri dönüş, ManU'nun ilk diz çöküşü, dört gol atan futbolcular, hattrick yapan Tevez, 8 golü aşkın maçlar vs vs. Premier Lig'de bir hafta sonu için çok uzun bir yazı olacağa benziyor. Tek tek ele alınacak bir çok konu var. Ee birinden başlayalım o zaman;

Wolves-Manchester United ; Geçenlerde şurda ManU'nun ligde ki istatiklerini vermiş ve gerçekten domine ettiğini göstermiştim. Bu yazıyı yazdıktan sonra ki hafta sonu ManU ilk mağlubiyetini aldı. Kalemim sağ olsun ne yazık ki. Maçın daha 4. dakikasında ligin asist kralı Nani'nin golüyle öne geçmişti halbu ki ManU. Ama 10. dakikada eşitliği sağladı Wolves. Ligin gol kralı Berbatov bu maçta suskundu. Ve daha ilk yarı bitmeden 40. dakikada İrlandalı Kevin Doyle'ın golüyle Wolves maçın skorunu eline almıştı. Sir'ün maçı kazanmak için yaptığı değişiklikler ise ilginç. Carrick yerine Scholes, Evans yerine Smalling ve Berbatov yerine Hernandez girmişti ama fayda etmedi. Böylece ManU ligde ki 25 maç sonunda ilk mağlubiyeti Wolves'dan aldı.

Manchester City- WBA; bu maçın hikayesi ise çok özel ve özel bir adamın özel bir günü. Tabi ki bahsettiğimiz adam bu maçın yıldızı Carlos Tevez. City'nin takım kaptanı ve takımın o kadar forveti arasında gol yükünü çeken adam Carlos Tevez. Dün yine WBA'i tek başına yendi. Tevez 3-0 WBA diyebilirz. Ama bu performansın asıl önemli olan noktası şu; 5 Şubat cumartesi Carlos Tevez'in 27. yaş günüydü. Doğum günü performansı ancak böyle olabilirdi herhalde. Tevez bu sezon 18. Premier Lig maçında 20. golünü attı, harika bir istatistik. Doğum günü çocuğu tartışılanabilir bir futbolcu. Özellikle ManU'dan giderken Sir Alex'le tartışmasından sonra biraz bende antipatik görünmeye başladı ve Arjantin milli takımı forması altında da bence çok fazla şey yapmaya çalışıyor. Ancak tüm bunları bırakalım, City'e gösterdiği performansla ayakta alkışlarım.

Everton - Blackpool; Maç çok fazla gollüydü. 5-3 biten maçın yıldızı ve tek hikayesi kesinlikle 4 gol atan Louis Saha. 32 yaşında gelen Saha ManU'dan Everton'a gelirken kariyerinin epeyce düşüşte olduğu söyleniyordu ve öyleydi de. Ve Everton gibi bir takımda önünde bir çok genç ve yetenekli hücum oyuncusu varken o 11 çıkmaya başladı bu aralar. Ve bununda hediyesini bu hafta sonu takımına 4 gol olarak geri verdi.

N.United - Arsenal; ve işte cumartesi gününün maçına geldi sıra. Son yıllarda izlediğimiz en güzel maçlardan biriydi. Marsilya-Lyon maçını aratmaz ve hatta belki de daha güzel. Maçın 3 dakikası Arsenal 2-0 öne geçti. Twitter'dan ilk gol twitleri gelmiş ve bende daha yeni maçı açmışken baktım 2-0 olmuş. Yine bilindik Arsenal'ın o inanılmaz bir hücum futbolu ve dinamikliği maçın başında çok etkiliydi. Ve 10. dakikada Van Persie'nin golüyle 3-0 oldu maç ve herkes bitti dedi. 26'da gelen Van Persie golüyle ise Newcastle taraftarı bile maçı bitirdi. Carroll sonrası N.United'ın forvet hattını çokta kaliteli olmadığı görülüyor aslında. Yılların Newcastle forveti Ameobi en önemli silah olacaktı belki de yine. Ama bu maçta oynamadı Ameobi. Onun yeine 11'de Leon Best çıktı ve bir de gol attı. Forvetsizlikten oyuna 91 doğumlu Nile Ranger girdi 73. dakikada. Diaby'nin 50. dakikada yediği kırmızı kart geri dönüşün başlangıcı oldu. Kırmızı karttan tam 18 dakika sonra Joey Barton ilk başkaldırıyı yaptı Arsenal'ın gençlerine. Daha sonra maç ısınmaya başladı Arsenal kalecisi ve Kevin Nolan sarı kart gördü. Dakika 75. Leon Best'le durum 4-2 oldu. 83'da gelen yine bir Joey Barton golü ve 87'de gelen Tiote golü ise geri dönüşün tamamlandığını bize haber etti. Ve Tiote o golle ilgili olarak: " Kariyerimin en mükemmel anıydı." diyor. Arsenal'ın yeni starı Jack Wilshere ise twitterdan hakeme öfke kustu. Arsenal ise Diaby'i günah keçisi ilan edebilir ama inanılmaz bir
 maçtı gerçekten.


Chelsea-Liverpool; Chelsea kendi sahasında Kenny Dalglish'le biraz olsun kıpırdanan Liverpool'u ağırladı ve de 1-0 mağlup oldu. Eğer bu maç Anfield Road'da olsaydı Torres'e gelecek tepkileri çok merak ediyordum. Chelsea bilindik düzeniyle çıktı maça. 4-3-3'e yakın bir sistem. Liverpool ise son dönemlerde Dalglish'in kullandığı 5li defansla çıktı sahaya. Carroll kadroda yoktu bu maçta, Suarez ise oyuna girmedi. Ama Liverpool son dönemlerin formda oyuncusu Raul Meireles'in golüyle 1-0 kazandı.

Bir de transfer sezonunun Almanya ligiyle birlikte en hareketli ligi olan Premier Lig'de yeni transferler ne yaptı ona bakalım;

Robbie Keana; West Ham'a kiralanan Keane Birmingham karşısında ilk 11'de sahaya çıktı. Ancak gol atamayan Keane mağlubiyete de engel olamadı.
Nikola Zigiç ve David Bentley; West Ham karşısında Birmingham'a maçı kazandıran Zigiç'ti. Tabi o yeni bir transfer değil ama bu maç için altını çizmek gerekirdi. Ama benim en beğendiğim futbolculardan olan Bentley ise Birmingham'la ilk maçında güzel bir gol atmıştı. Ve yine 11 deydi bu maçta.

Robert Hunt ve John Carew; Stoke City ise yenileriyle maçı kazandı. John Carew çok yetenekli bir futbolcu ve Stoke City'de dahada büyüyecek. Hunt ise bu maçta 2 gol attı. Onun hücum hattında başarılı bir defans oyuncusu olduğunu biliyoruz. Chelsea döneminde Mourinho onu son dakikalarda pivot santrafor olarak kullanurdı.

Sunderland'de ise Sessegnon ve Muntari 11'de sahaya çıktı. Sunderland Stoke City'e 3-2 boyun eğdi.
Aston Villa'da ise Bent 11'de başlasada Fulham maçına gol atamadı. Ve takımı 2-2 berabere kaldı.
James Beattie; onun için usta golcü diyebiliriz herhalde. Blackpool'la Premier Lig'de geri döndü. Ancak Everton karşısında gol atamadı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme