13 Aralık 2010 Pazartesi

ŞG Faktörü #1 Serkan Balcı


22 Ağustos 1983 Aydın doğumlu Serkan. Onu daha önce yüzü eskiyenlere yazmıştım. Uzun zamandır gözümüzün önünde Serkan. Her daim başarılı, her daim disiplinli bir futbolcu Serkan. Kariyerine Gençlerbirliği'nde başladı Serkan. Gençlerbirliği'nin en parlak döneminin, en parlak oyuncularından biriydi. Gençlerbirliği ligde söz sahibiyken, Avrupa'da Parma'yı yenerken, Valencia'ya kafa tutarken o takımın önemli isimlerinden biriydi.

O Gençlerbirliği döneminin sonuna gelindiğinde diğer bütün arkadaşları gibi oda büyük takım yolu tuttu. Fenerbahçe'ye 2 milyon € ya transfer oldu. Fenerbahçe'de daha çok sağ kanatta defansif görevler üstlendi Serkan. Fenerbahçe'de ilk sezonunda 31, ikinci sezonunda 34 maça çıktı. Serkan'ın Fenerbahçe'de ki ipi 2006 yılında oynanan Fenerbahçe-Kiev maçı sonrası çekildi. 3-1 kaybettikleri maçta Serkan kırmızı kart görmüştü ve o günden sonra kadroya giremedi. Sezon sonu ise Serkan için yeni bir macera başladı Trabzonspor.

Trabzonspor'a geldiği sene takımın başında Ziya Doğan vardı. Ziya Doğan yönetiminde ki Trabzonspor'da Serkan 29 maçta forma giydi, o sene takım ligi 6. tamamladı.

Ertesi sene Ersun Yanal takımın başına geçti. Yeniden yapılanan bir Trabzonspor vardı, hücumu seven, tipik Ersun Yanal takımı. O seneye müthiş girmişleri, dolu dolu ama kopuk kopuk bir takımdı. Ama Serkan ortalama bir performans gösteriyordu çoğu zaman. Takım bu sene ise ligi 3. tamamladı. Serkan ise 32 maçta forma giydi.


Geçen sene başı ise Hugo Bross yönetiminde lige başladılar. Babacan adam gibiydi ilk başta Bross. Ligin ilk haftaları çok iyiydiler, liderlik koltuğuna bile oturmuşlardı bir ara. Ama sonra Bross'lada işler kötü gitmeye başladı, Bross'la çıkılan maçlarda dengesiz sonuçlar alınmaya başlandı. Serkan'ın performansı düştü, görev yeri belirsizdi. Bross gönderildi ve takımın başına eski futbolcusu, hocası, abisi, kaptanı Şenol Güneş geldi ve o an her şey değişti. Takımın üzerine olumlu bir hava geldi yine. Dinamik ve genç bir takımdı Trabzonspor. Serkan ise bu genç ve dinamik takımın, genç, dinamik ve tecrübeli futbolcusuydu. O yüzden ona fazla görev düşüyor, daha iyi oynaması icap ediyordu.

Şenol Hoca yönetiminde Serkan ilk başlarda orta sahada oynuyordu. Orta sahayı 3'leyen, dinamik adamdı. Tayfun sağ bekteydi, gönderilmeden önce Ömer Aysan o bölgedeydi. Ömer Aysan'ın gönderilmesiyle kimi zamanlar Serkan rotasyon içinde sağ bekte görev aldı.  Tayfun'un uzun süren sakatlığı ile Serkan sağ bekte görev almaya başladı.

Sanırım bu sene de çıktığı bütün maçlarda sağ bekte görev aldı. Onun değişiminde ŞG faktörü önemli rol oynuyor. Takıma geldiği günden beri en güvendiği oyunculardan biri. Her alanda, her bölgede oynamasının yanı sıra nerede oynarsa oynasın oyunu çift yönlü oynaması ve genç ama tecrübeli olması onu vazgeçilmez olmaya yöneltti nerdeyse.

Bu sezonun başından beri Serkan sağ bekte inanılmaz dinamik bir oyun ortaya koyuyor, sağ bekte hiç durmadan arı gibi çalışıyor. Artık geldiği konum itibariyle daha akıllı bir futbolcu, daha akıllı oynuyor. Sağ kanattan boş yere gelmiyor, kullandığı toplar, yaptığı ortalar daha isabetli oluyor artık ŞG faktörü. Milli takımında 2012 yapılanmasında göreve her daim hazır.

Bazen orta sahada bazen de sağ bekte görev yapıyorsun. Sana göre en verimli olduğun mevki hangisi?
Bence orta saha. Fenerbahçe'de sağ bek oldum. Ersun Hoca'nın Gençlerbirliği'ni çalıştırdığı dönemde orta sahada görev yapıyordum. Trabzonspor'da ise her iki mevkide de oynadım. Orta sahada görev alınca daha özgür bir şekilde mücadele edebiliyorum. Sağ bekte ise bir adama bağlı kalıyorsun. Ancak futbolcu her mevkide oynayabilmeli. Mutlaka "şurada oynarım" diyemez.

Röportaj Tam Saha dergisi.

ŞG faktörü burada da ön plana çıkıyor. Trabzonspor'da sağ bek oynayan Serkan, kariyerinde hiç bu kadar iyi gözükmemişti. Şenol Hoca ona sağ bekte de istediği rahatlığı veriyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme