25 Eylül 2010 Cumartesi

Juve DELİ Neri


Juventus, bu takım İtalya liginin en çok şampiyon olan takımı. Ama serie A’ya tekrar çıktığından beri, çok kötü bir performans sergiliyor.  Şike skandalının hemen ardından gemiyi terk edenler olsada, Buffon, Del Piero ve Nedved gibi isimlerle serie A’ya çıkmaları çok uzun sürmedi.

Ancak, bu sefer ki serie A deneyimi bambaşka olacaktı. ’06-07 sezonunun sonunda serie A çıktı. Çıktığı ilk sezon 3. ikinci sezon 2. Olmasına rağmen sergilenen futbol hayal kırıklığı. Bu yılların hepsinde Inter’de 10 ve üstü fark yediler. Juventus’un sorunu bir nevi Schalke’yle aynı. Takımın yeniden yapılanma isteği ve Schalke’nin nasıl 50 yıllık bir baskı varsa üzerinde, Juventus’tada o küme düşme olayından sonra 113 yıllık bir baskı var. Küme düşme olayından sonra takımdan bir ton isim gitti. Ve bunlar arasında kaptan bile vardı. Viera, Mutu, Thuram, İbrahimoviç, Zambrotta, Cannavaro, Emerson ve Bojinov gibi çok önemli isimler gitti. O sene yapılan transferler gençler öne çıktı. Giovinco, De Ceglie, Criscito gibi genç isimlerin yanına, takımda oynaması için Boumsong, Zanetti ve Marchionni gibi tecrübeli isimler transfer edildi. O sezon serie B’de çıktıkları 42 maçlarda 28 galibiyet, 10 beraberlik ve 4 yenildi aldılar. 83 gol atıp, 30 gol yiyerek serie B’ye büyük geldiklerini gösterip, serie A’ya çıktılar. Serie A’ daki ilk senelerinde 3. oldular. Roma’dan 10, Inter’den 13 sayı fark yiyerek bu sıraya oturdular. 38 maçta 20 galibiyet, 12 beraberlik ve 6 mağlubiyet aldı. Serie A’daki 2. sezonunda ise 2. oldular. Inter’den 10 sayı fark yediler. Milanla birlikte 74 puan topladılar ancak ikili averajla onların önüne geçtiler. Bu 5 sezonda 6 tane teknik direktör değiştirdiler. Juventus’un bu dönemde en büyük hatası, onları serie A’ya çıkarken Didier Deschamp’ı bırakmaları. Çok iyi bir performans gösteren Deschamp’a ikinci bir şans verilmemesi.

Serie A’ya tekrar çıktıkları zaman takımda oynamalar yapılması gerekti. Serie B’de şampiyon olan takım serie A için yeterli olmayacaktır. Bayern’de 30 yaşında ki Salihamidziç’i aldılar. Ajax’dan Grygera, Udinese’den Iaquinta, Lyon’dan Tiago ve Liverpool’dan Sissoko’yu aldılar. Bunlar içinde en uyum sağlayanı ve en istikrarlısı Sissoko oldu. ’08-09 transfer sezonunda ise önemli paralar harcadılar. Amauri’ye 23 milyon € verip transfer ettiler. Mellberg, Poulsen gibi önemli isimleri transfer ettiler ama bu oyuncular forma şansı bulsada takımdan ayrıldılar. Kendi gönderdikleri De Ceglie’yi geri aldılar. ’09-10 sezonu sonu ve transfer dönemi ise Juve için karmaşıktı. Nedved’in futbolu bırakması ile Juve taraftarı çökmüştü. Takımda çok önemli bir rolü vardı. Küme düştüğü zaman takımı bırakmayan yıldızlardan biriydi. ‘ Blind Fury’ nin boşluğu Diego’yla doldurmak istendi. Diego için Bremen’e 27 milyon € verildi. Aynı transfer dönemi içinde hiçbir zaman Brezilya milli takımındaki performansını gösteremeyen Felipe Melo için Fiorentina’ya 25 milyon € verildi. Gemi’yi ilk terk edenlerden olan Cannavaro bonservissiz olarak geri geldi. Juve’nin bu seneki transferleri şurada Juve'yi değerlendirmiştim daha önce. 

Ancak şunu tekrar belirteyim; Deschamp’a verilmeyen ikinci şans Diego’ya da verilmedi. Takımın lideri nereye kadar Del Piero olabilir ki. Krasiç lider olsun diye yeni Nedved olsun diye transfer edilmişte çok büyük hata yapılmış demektir. Krasiç bir kanat oyuncusundan öteye gidemez. Ayrıca Juve gibi bir takımın Traore ve Pepe, Aquilani, Motta ve Quagliarella gibi isimleri parasını verip alamaması ise çabası. Belki bu daha akıllıcadır ama Juve böylece transfer sezonunda ki söz hakkını yitirmiş gibi. İtalya ligi dışında Krasiç hariç önemli bir transfer yapmamasıda bunun bir kanıtı.

Sonuç olarak Luigi Del Neri’nin ömrü çok uzun değil. Bari yenilgisi ve Lech Poznan beraberliği sınırları şimdiden zorladı. Bu birliktelik hem Juve’nin, hem Del Neri’nin ve hem de Sampdoria’nın zararına olmuş gibi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme