5 Mart 2011 Cumartesi

Prensip Yok, Zarar Çok


Prensip sorunu var bizim ülkede. Doğru prensipleri bir türlü belirleyemiyoruz. Hocaları mı destekleyeceğiz, futbolculardan yana mı olacağız ? Taraftarımı arkamıza alalım, camianın büyüklerini mi ? Yıldız hoca, genç Anadolu hocası mı ? Yıldız futbolcu mu, genç yetenek mi ?

Hepsinde bir çelişkin, hepsinde her sene değişen kararlar. Kulüplerimiz hiç birinin bir prensibi, bir sürekliliği yok. Bir sene total futbol hocası getirirsin, diğer sene kazanmak için her şeyi yapacak bir adamı. Bir sene defansif bir hoca, diğer sene sadece hücumu düşünen bir adamı. Hal böyle olunca sürekli para gidiyor, sürekli o sisteme oyuncular alınıyor. Burada ki israf saymakla bitmez. Hoca israfı, para israfı, futbolcu israfı her şeyden öte taraftar israfı. Bu insanlar her sene kombine alıp, bilet alıp sizin sürekli yapılanmanızı mı izleyecekler. Galatasaray Adnan Polat geldi geleli yapılanıyor. Feldkamp dönemi Lincoln'ler, Bouzid'ler, Barış ve Serkan Çalık'lar geldi. Olmadı gitti, Skibbe Kewell'ı, Baroş'u. Oda gitti Bülent Korkmaz'ı. Sonra Rijkaard ve Hagi. Şunlara baksanız hepsi ayrı telden çalıyor. 2 Alman Skibbe ve Feldkamp bile apayrı uçlarda.

2007-2008 sezonu; aşırı disiplinli, Lincoln ve Hakan Şükür'ü bile silecek bir adam. Feldkamp
2008-2009 sezonu yarısı ; futbolcuları pış pışlayan, gönüllerini hoş etmekten çok arkadaş olan ama yanlış anlaşılan bir adam ve hücum futbolu seven. Skibbe.
2008-2009 sezonu diğer yarısı; defansif bir oyun benimseyen, eldekiyle bir şeyler yapmaya çalışan. Bülent Korkmaz.
2009-2010 ve 2011 sezonu ; total futbolun öncülerinden hep futbolu, hemde teknik direktör olarak ve marka isim. Frank Rijkaard.
2010-2011 sezonu yarısı; kolektif bir futbol oynatmak isteyen, takımı bir bütün olarak gören bir adam. Hagi

Galatasaray bu 4 sezonda toplam 73 milyon € transfer ücreti ödedi. Ve oyuncu satışından 34 milyon € kasaya girdi. 39 milyon € zarar.

Aynı şekilde Fenerbahçe'ye bakalım

2010-2011 sezonu; futbolu gerçek anlamda oynamak isteyen, topu çeviren ve her türlü hücum opsiyonunu kullanmak isteyen bir adam. Aykut Kocaman.
2009-2010 sezonu ; futbolda kazanmak için her yolu kullanan bir adam. Daum.
2008-2009 sezonu; 2006 Dünya kupasında takımına ek bir şey katmamış, 2008'de Xaviesta ve Villa-Torres ikilisinin mükemmeliyete neredeyse ulaştığı bir takımı şampiyon yapan, bence çokta başarılı bir adam olmayan, Luis Aragones.
2006-2008 sezonları; oyuncuları iyi motive eden ve takımı bir bütün haline getiren hoca; Zico.

Fenerbahçe ise 5 yıllık dönemde 113 milyon €'ya oyuncu transfer etmiş. Kendi sattığı oyunculardan ise sadece 16 milyon € gelmiş ve bunun 12 milyon €'su Anelka'ya ait.

Beşiktaş'ta da aynı sorun. Ertuğrul Sağlam genç ve idealist. Takımı yapılandırması gereken ve zamana ihtiyacı olan bir adam gönderildi. Sırf şampiyonluk için Mustafa Denizli. Ve bu sezon Schuster. Bu 3'nün tek ortak yanı var; hücumu seviyorlar.
Beşiktaş son 4 yıllık periyotta oyuncu transferine 62 milyon € harcamış. Kendi sattıklarından ise sadece 7 milyon € gelir elde etti.

Trabzonspor'da Şenol Güneş, Ziya Doğan, Bross ve Ersun Yanal hiç birinin futbol mantalitesinin birbiriyle alakası yok. Trabzonspor 4 yılda 34 milyon € transfer harcaması yapmış. Bunun 20 milyon € su Ersun Yanal dönemi. Sattıklarından ise 18 milyon € gelir elde etti. Bunun 8 milyon €'su Gökdeniz'in transferinden.

Bu sezon ise kulüplerimizin, süper ligde mücadele veren kulüplerimizin toplam harcaması 110 milyon €'yu geçkin. Ve toplam gelirleri ise 36 milyon €. 76 milyon € gibi bir zarar söz konusu. Kulüplerimizin toplam gelirlerinin 22 milyon € luk kısmı Galatasaray'dan. Geri kalan 17 kulüp'ün gelirleri 14 milyon €. Ligimizin son 4 sezonda ki harcamaları 333 milyon € olurken, geliri 133 milyon €. 200 milyon €'luk bir zararı kimse açıklayamaz sanırım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme