14 Eylül 2010 Salı

Uyy Uşağum Sen Neyledin Daa !



Trabzonspor; şüphesiz bu senenin en güzel futbolunu oynayan takım. Sezon başında ki süper kupa mücadelesini, güzel futbolla kazanan Trabzonspor, Avrupa Ligi ön elemesinde çok iyi oynadığı Liverpool maçlarını kaybederek elendi. Ligde ise 4 haftada 3 galibiyet 1 beraberlikte ikinci sırada. Bu maçlarda 11 gol atıp,3 gol yedi. Trabzon’un bu başarısı başlarında müthiş bir hoca olmasına, çok iyi bir taraftarının olması ve çok kaliteli futbolcularının olmasına bağlanabilir.

Bu başarıda Başkan Sadri Şener’inde payı büyük. Şenol hocayı geçen sene ortası takımın başına getirdi. O günden beri güzel futbol oynuyorlar. Şenol hocanın gelişiyle küs olan futbolcular geri geldi ve diğer futbolcular hak ettikleri değeri buldu. Şenol Güneş hiçbir futbolcuyu küstürmedi. Hazırlık dönemine sorunlu başlayan Teofilo’ya güvendi. Teofilo geçen sene gol atamadı, bu sene çifter çifter, üçer üçer atıyor.

Ts, dün sahaya 3 ileri uç oyuncusu + Yattara’yla çıktı. Ama futbolcular her yerde. Defans ve hücum arasında bir kopukluk yok. Ts’yi en arkadan ele alalım. Onur; müthiş bir kaleci, Şenol hocanın gelişiyle yıldızı parlayanlardan. Önündekilere güven veriyor. Defansta ise stoperler çok uyumlu. Giray’ın 2. goldeki pası harika. Böyle işler yapmaya devam ederse milli takım kapısı ona açılacaktır. Egemen ise takımın abisi oldu bile. Güven veriyor. Glowacki ise oynadığı maçlarda has Trabzonlu gibiydi. Şanssız bir sakatlık geçirdi. Serkan, Rıdvan hoca diyor ya:’Lincoln’giller, Alex’giller’,işte Serkan’da Sabrigillerden. Sürekli mücadele, sürekli koşuyor. Herkes onu 30 var sanıyor. Adamın yüzü eskidi daha 27 yaşında. Ferhat ise Gs’nin genç yaşta oynatıp, gönderdiği isimlerden. Şimdi Galatasaray’ın defansının solu(ne kadar beğensem de) ellere emanet. Orta saha ise rüya gibi. Trabzon’un o şampiyon olduğu yılda ki kadrolarda banko oynarlar. Ceyhun; fizikli, mücadeleci, şutları iyi ve ayağa pas yapabilen bir oyuncu. Geleceği çok parlak, milli takıma çağrılmaması sürpriz. Selçuk ise inanılmaz beğendiğim bir futbolcu. Manisa’dayken Gs’ye gelsin çok istemiştim. Ama olmadı. Şimdi Trabzon’da kaptanlık bandını takacak kadar yükseldi. Oyunun her iki yönünü de çok iyi oynayan, dün ki golüyle şutlarının ne kadar etkili olduğunun bize tekrar hatırlatan Selçuk, hedefine Avrupa’yı koymalı. Avrupa’da zorlanacağını sanmam bu yetenekle. Colman ise tam bir usta. Çok yetenekli, zeki, teknik. Bunun yanında Trabzon’da mücadeleyi de ekledi. Daha 25 yaşında, Arjantin teknik direktörlerinin onu görmesi lazım. Yattara ve Alanzinho. İkisinide taraftar bağrına bastı. Biri OF’lu Ali, diğeri Trabzon’un artık has evladı. İkisininde yeteneklerine diyecek yok. Yattara, dün bir resital sundu. Alanzinho ise müthiş bir gol pası verdi. Forvette ise Umut’un sorunları halledildi. Ve dün yine bütün mücadelesiyle sahadaydı. Jaja ise ayağı raket gibi. Her şekilde vuruyor. Teofilo atmaya başladı, durdurana aşk olsun. Burak ise Trabzon’da problem çocuk kimliğinden uzak gibi. Takıma katkısı var, eksisi yok ama ilerde ne olur bilinmez. Dün oyuna girmeyenlerden de bahsetmek lazım. Cale, Hırvat milli oyuncu. Trabzon’dan gideceği çok konuşuldu ama tam bir profesyonel işini yapmaya devam ediyor. Sezer; yetenekli, yeri gelince oynayacaktır. Engin, Şenol hoca ile sorunlarından kurtuldu. Yeteneklerini sergiledi. Sakatlıktan kurtulunca takımda yerini alacak. Affedilen Zafer Yelen ise hala soru işareti?

Sonuç olarak; Trabzon şampiyonluğun en büyük adaylarından. Ama güzel futbolda, birinciliğin tek adayı. Takım inanılmaz dengeli. Her oyuncu, oyunun her yönünü oynuyor. Takım topluca defans, topluca hücum yapıyor. Tebrikler Şenol Hoca, tebrikler Sadri Başkan, tebrikler Trabzon taraftarı ve futbolcusu.

Not: Dün Trabzonspor’da sahada 11’de yer alan ve sonradan oyuna giren 3 futbolcunun transfer edilme bedelleri toplamı 21,9 milyon €.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme