27 Temmuz 2011 Çarşamba

Baronlar böyle istedi!

Beslenme alışkanlıklarımın arasında futbolda komplo teorisi üretmek yok diyebileceğim kadar azdır aslında. Fakat yirmi dört gündür bizlere yaşatılan şu kaos ortamı yavaş yavaş aklımda kıpırdanmalar yaratmıyor da değil...

Bu vesileyle, bu defa düşüncelerimi değil de zihnimin bana söyletmek ya da sordurmak istediklerini (affınıza sığınarak) kaleme almak isterim.

Zihnimin, benimle girdiği bu diyaloğa biraz da sizler kulak kabartın. Bakalım ben de 'şike' ve 'şaibe' sözcükleriyle psikolojisi alt üst olanlardan mıyım?

1)Tüm sanık avukatları, "Nasıl bir iddianame hazırlayacaklar çok merak ediyoruz" cümlesinin altına imza atarken, gerçek suçluların kim ya da kimler olduğuna nasıl kanaat getireceksin? Sen kanaat getiremiyorsun da medya nasıl bu kadar hızlı?

2)Nisan yasasının tek tabanca mağdurlarının Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım olarak gösterilmesinin arkasında yatan başka nedenler olup olmadığından yeterince emin misin?

3)Aziz Yıldırım'ın hastane hastane gezdirilmesinin esas sebebi, kendisiyle daha rahat iletişmek için olabilir mi? Baksana, dört gündür hastanede ve '9 Ağustos' tarihi Aziz Yıldırım dışarıdayken kararlaştırıldı. Parmaklıklar arkasındaki biriyle başka nasıl irtibata geçilebilirdi ki?
Al hastaneye, kapat kapıları, istediğin kararı da al!..

4)9 Ağustos tarihinin anons edilmesinin üzerinden henüz yirmi dört saat bile geçmemişken, TFF Başkanı'nın Bank Asya Lig'i takımları kulüp başkanlarıyla görüşmesi (hem de ilk kez) ne alaka?
Üstelik toplantı bitiminde mikrofonlara konuşan kulüp başkanı, "Alınmış bir karar yok, sadece maddi olanaksızlıkları dile getirdik" diyor... İyi de bu yeni bir şey değil ki… Herkes biliyor alt liglerin maddi olanaksızlıklarını. Bunca gündemin içerisinde bunun sırası mıydı peki?

Burada zihnimin komplolarını bir kenara bırakalım ve gelin sizlerle bir soru soralım ve cevap arayalım...

İşte sorumuz: "Diyelim ki bu ülkede futbolun baronları var ve sen de bu baronlardan birisin, söyle bakalım; alt ligleri daha çok izlenebilir hale getirmek için ne yaparsın?"

Cevap oldukça basit: "Önce kırmızı düğmeye basardım!"

Nasıl mı?

Futbola dikkat çekmek için önce Anadolu devrimini başlatırım, ki bu sonraki sezon daha fazla dekoder satılması anlamına da gelecektir...

Daha sonra, son yıllarda en çok gelir sağlamış takımı, hali hazırda yayıncı kuruluş rekor paraları da yatırmışken şampiyon yaparım ve sonradan o kulübü günah keçisi olarak ilan ettirir bir alt lige düşürürüm!

İşte şikenin, bırakın yazar kimliğimi bir futbolsevere fısıldadıkları ancak bunlar olabilir. E ne bekliyordunuz ki? Hizmet olmadan kalite mi olur?

“Kuşkular, bize mutluluğu haram etmeye yararlar.” Andre Gide

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme