1 Ekim 2010 Cuma

Avrupa Ligine Bir Bakış


Man. City-Juventus: Maç ara sıra hareketlendi ama adı kadar heyecanlı olmadı maç. Juve, hala neden bu takımda olduğunu anlamadığım Iaquinta'nın golüyle öne geçti. City, onca paralı yıldızın ardından parlayan Adam Johnson'ın golüyle eşitliği sağladı. Juve'nin bir süre sonra beraberliğe razı oynamasıda üzücü. Ctiy'de ise orta sahaya Toure, Barry ve Viera üçlüsü çok fazla. Bunlardan biri yerine Milner'ın olması çok daha keyifle izlettirir bize City'i. Mancini Milner'ı hücum alanında kullanıyor. Oysa ki Villa'da orta sahayı üçleyen adamdı. City o kadar paraya rağmen hala çatır çatır oynayamıyor. Juve'de ise oturup biraz daha kafa yormak lazım.

A.Madrid-B.Leverkusen: Benim en beğendiğim takımlardan Leverkusen. Genç ve dinamikler, pozitif oynuyorlar. Son şampiyondan kendi evlerinde puan çaldılar. Hemde bir Türk'ün golüyle Eren. Bu hafta hiç bir Türk bizim yararımıza gol atamadı, ilginç. Leverkusen bu maça çıktığında aklında beraberlik olduğu belli çıkan kadrodan ve istediklerini de aldılar. Eğer işler yolunda giderse, yolları uzun.

S.Lisbon-Levski: Bu maça değinmek lazım. Lisbon 5-0 lık bir galibiyet aldı. Etkileyici bir skor. Maçı izlemedim. Ama skordan ve okuduğum yorumlara bakınca Lisbon'un iyi oynadığı belli. Mati 1-2 seneye kalmaz tekrar büyük takım yolunu tutar. Carrico'da öyle. İngiltere'ye transfer olursa kimse şaşırmasın.

Dortmund-Sevilla: Gecenin sürprizlerinden bence. Sevilla 1-0 aldı maçı. Dortmund ilk yarının sonunda gol yedi ve yarıya mağlup girdi. 2. yarının hemen başında 49. dakikada Schmelzer kırmızı kart gördü ve o an ipler koptu. Dortmund fırtına gibi eserken, Sevilla yeni hocasıyla onları durduran takım oldu. Yeni hoca gelince hemen maç kazanılır ya, Sevilla'da bunu bozmadı.

S.Bükreş-Napoli: Napoli müthiş bir geri dönüş yaptı. Tabi bunda rakip 3-0 öne geçtikten sonra gördükleri kırmızı kartında etkisi var. Mazzari'nin bu maç için kadro seçimi enteresan. 2 yıl önce takıma birlikte gelen, takımın yıldızları Lavezzi ve Hamsik yedek. Mağlup duruma düşünce ve rakipte 10 kişi kalınca kazanmak için her şeyi yaptılar. Ama nefesleri yetmedi diyelim. Önemli bir kadroya, önemli bir hücum hattına sahipler. Eski Napoli'nin başarıları gelmez, ama başarı neden gelmesin.

Utrecht-Liverpool: Liverpool maça aşırı defansif çıktı. Meireles, Poulsen ve Lucas. Doğal olarak maçı 1-2 pozisyonlar bitirdiler. Hodgson'ın bütün maç sadece bir oyuncu değişikliği yapması ise ilginç. Liverpool hiçbir yerde varlık gösteremiyor. Lig,kupa ve Avrupa. Şu anda bunun için bir çözüm gözükmüyor. Takımın satılması bekleniyor. Hepimizin isteği bu yönde.
 
R.Wien-BJK: Beşiktaş maçta iyi olan taraftı. 20li dakikalarda BJK uzun süre top çevirdi. Schuster bazı şeyleri öğretmeye başlamış takıma. Hakan ise havadan gelen toplarda ki zafiyeti gözüktü yine bu maçta. Gelen topları sektirdi hep, allahtan onu akıl edecek oyuncu yoktu Wien'de. Tabi yiğidin hakkınıda verelim; 82. dakikada Hesselink'in pozisyonunda devleşti kalesinde ve bunun dışında 53. dakikada ki kurtarışta var. Holosko ise hareketlendirdi maçı. Maçta 1 doğru yaptı (o gol işte), 3 de yanlışı vardı. Arkadaşlarını hiç görmedi. Allahtan bu 3 yanlış maçı götürmedi. Ernst'e bu aralar bir şeyler oldu. Adam ara paslarını atıp duruyor. Guti'den bekliyor herkes, Ernst kimseye bir şey bırakmıyor ki. Tabata dün ki maçta gayet iyiydi. Bobo golünde ki pası çok şıktı. BJK taraftarına bir öneri Baba Hakkı'dan sonra, Baba İbo desinler yeridir. Wien'de ise Veli, Veli dediler gol hariç pek görmedim. Yasin'i daha çok beğeniyordum zaten, daha fazla beğenmeye başladım. Golde ve bunun dışında çok güzel ara pasları attı. Şutu olan bir oyuncu. Nuhiu ise CSKA Sofia'daki Sheridan gibi. Defansı bütün maç çok rahatsız etti.

Paok-Dinamo Zagreb: Bu maçta benim dikkat etmenizi önerdiğim ve çok beğendiğim Sime 90 dakika oynadı. Sağ bek oyuncu, her maçta olduğu gibi çok iyi bir performans gösterdi. Dikkat edin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme